<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8934007187487192352</id><updated>2012-02-16T06:41:14.307-08:00</updated><title type='text'>****KULÜBCML****</title><subtitle type='html'>*******CMLKULÜB********</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://kulubcml.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kulubcml.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>lale</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16755513744704125596</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SfR1iH_2I-I/AAAAAAAAAY4/M-R-efb8n7M/S220/7479686_lg%5B1%5D.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>26</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8934007187487192352.post-211327763759231868</id><published>2009-12-04T23:28:00.000-08:00</published><updated>2009-12-04T23:33:55.486-08:00</updated><title type='text'>genç anneleri ve babaları  dikkat!!</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.platoni.blogcu.com/"&gt;http://www.platoni.blogcu.com/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BAKIN BAKALIM EVLATLARIMIZ HANGİ KAREKTERLERE HAYRAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erzurumda şu öldürülen çocuk MUSA'dan sonra bu bilgisayar oyunlarına karşı ayrı bir savaş başlattım. Ben lisede öğretmenim ve lisedeki çocuklarım bile saatlerce bilgisayar başından kalkmıyorlar bu oyunlar yüzünden.Daha öncede defalarca bu konuda çeşitli forumlarda ve sayfalarda ana babalara seslendim uyarılar yaptım.Bu oyunların çocuklarda bağımlılık yaptığı konusunda bas bas bağırdım.Bu bağımlılık aynı ilaç bağımlılığı gibi desem yalan olmaz.Merak ettim gittim bende knıgt denen oyuna üye oldum ve nasıl diye karekterlere baktım.Dikkatimi çeken bir şey vardı karekterlerin ayakları dibinde hep bir 6 köşeli Davut yıldızı vardı.İnceden inceye yahudi üstünlüğü gençlerin bilinç altına işleniyordu.Yine yazdım Almanyaya serverın sahiplerine faks çektim ,antolojide yazdım ve Türkiyedeki versiyonundan o yıldızı kaldırdılar.Ama mesele yıldız meseleside değildi bu nasıl bir şeyse bu oyunlara başlayan bırakamıyordu.Çünkü orada herkes kendi karekterini yaratıyordu.Bazen o kadar bütünleşiyorduki genç bu karekterle kerektere bir şey olduğunda oda hayatını sonlandırmayı seçebiliyordu.Şimdi dünden beri wall paper adı altında yayınlamış olduğum şu karekterlerin canlılığına bakın.Bunları internette yayınlayan arkadaşda 35-40 yaşın üzerinde yabancı kökenli bir arkadaş.Düşünün bu nasıl bir hastalık adamın kanına girdimi kumar gibi uyuşturucu gibi kurtulamıyorsunuz.Evlatlarınıza dikkat arkadaşlar dikkat lütfen saatlerce bu tip oyunların başında kalmalarına müsade etmeyin gerekirsede nir uzmandan yardım aldırın.Başka türlü bırakamıyorlar bu oyunları çünkü. !!&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;yukarda adresi var resimlerede bakın derim&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; bu yazıyı nette gezerken buldum ve bu bir gerçek lütfen duyarlı olalım!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8934007187487192352-211327763759231868?l=kulubcml.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kulubcml.blogspot.com/feeds/211327763759231868/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8934007187487192352&amp;postID=211327763759231868' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/211327763759231868'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/211327763759231868'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kulubcml.blogspot.com/2009/12/genc-anneleri-ve-babalar-dikkat.html' title='genç anneleri ve babaları  dikkat!!'/><author><name>lale</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16755513744704125596</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SfR1iH_2I-I/AAAAAAAAAY4/M-R-efb8n7M/S220/7479686_lg%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8934007187487192352.post-7951810140471331603</id><published>2009-08-26T00:35:00.001-07:00</published><updated>2009-08-26T00:37:51.814-07:00</updated><title type='text'>çamaşır makinesi(netten yazı)</title><content type='html'>Çamaşır makinelerinde kireç koruyucu olarak kullanılan Calgona 1 yıl içersinde verdiğimiz toplam para ile koruduğumuz rezistansı 4 defa yenisi ile değiştirebileceğimiz gerçeği beni reklamın insanlar üzerindeki etkileri konusunda daha çok düşünmeye sevk etti. Uzun zamandır Calgon ile ilgili reklamlar nedeniyle ben de, bir çok tüketici gibi Makinemin rezistansında sorun yaşamamak için Calgon kullanan biriyim. Bugüne kadar, 'Calgon marka kireç koruyucu kullanmasam ve makinem arızalansa,bana servis ücreti ilebirlikte bir rezistans kaça mal olur'sorusunu, doğrusu kendime hiç sormadım. Gelin şimdi bu soruyu kendimize soralım ve örneğin Vestel Marka (WMU800–1200) çamaşır makinesi olan bir tüketicinin, hiç ! kireç Koruyucusu kullanmadığını varsayarak, aile bütçesine ne kadar bir yük geleceğinin hesabını birlikte yapalım: 1000 gr lık Calgon Fiyatı 8,25 YTL 1 Yıllık Calgon Fiyatı 99,00 YTL. Rezistans+İşçilik Fiyatı 21,00 YTL Harcanan para 4 rezistansa bedel Yukarıdaki tabloya göre, ayda 1 Kg. lık Calgon kullanan bir aile,Calgon' a bir yılda verdiği toplam para ile tam 4 defa rezistansını değiştirebiliyor ve üstelik 15 lira da arttırıyor. Eğer matematiksel bir yanlış yoksa, tasarruf sağlayan Calgon ile ilgili olarak yaptığım hesap ortada. Karar sizin. Bilimsel araştırmalara bu kadar önem gösteren bir firmanın yaptığı reklamın,tüketici üzerindeki etkilerini araştırmak için sokağa çıkarak,'Calgon ne işe yarar, neyi korur' sorularını sorması yeterli olacak. Ayrıca Calgon kutusu üzerinde ürünün içeriği ile ilgili hiçbir ibare! yok. Firma yetkilisi bu sorumuza da, 'kanuni bir zorunluluk olsaydı, koyardık' demekle yetindi. Oysa ki, Tüketici Hakları Evrensel Bildirgesinde de yer alan 'tüketicinin bilgi edinme hakkı'nı göz önünde bulundurduğumuzda, Calgon evrensel bir tüketici hakkını ihlal etmektedir.Not; Eğer makineniz çift su girişli ise ve gerektiği zaman sıcak su alıyorsa, rezistansınız hiçbir zaman zaten çalışmaz, (çünkü rezistans su ısıtır)dolayısı ile arızalanmaz, dolayısı ile Calgon kullanmanıza gerek yoktur. Reklamlarda gösterilen 'bozuk' rezistans, muhtemelen kuyu suyu ile kullanılan bir makineden sökülmüştür. Büyük şehirlerin hiç birinde su bu kadar kireçli değildir. İnanmıyorsanız, bulaşık makinenizin rezistansına bakabilirsiniz. Bulaşık makinesi ise soğuk su alır ve kesinlikle her yıkamada rezistansı kullanır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8934007187487192352-7951810140471331603?l=kulubcml.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kulubcml.blogspot.com/feeds/7951810140471331603/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8934007187487192352&amp;postID=7951810140471331603' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/7951810140471331603'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/7951810140471331603'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kulubcml.blogspot.com/2009/08/camasr-makinesi.html' title='çamaşır makinesi(netten yazı)'/><author><name>lale</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16755513744704125596</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SfR1iH_2I-I/AAAAAAAAAY4/M-R-efb8n7M/S220/7479686_lg%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8934007187487192352.post-8126468975973624505</id><published>2009-08-26T00:31:00.001-07:00</published><updated>2009-08-26T00:31:45.377-07:00</updated><title type='text'>cep telefonu ( netten yazı)</title><content type='html'>&gt; Cep telefonunuzun hangi fabrikada üretildiğini ve kalitesini, saglığınızı olumsuz etkileyip etkilemediğini öğrenmek istiyorsanız; *#06# yazınız. Anında telefonunuzun seri numarasi ekranınızda belirecektir. &gt;&lt;br /&gt;&gt; Bu 15 haneli bir sayıdır. Yedinci ve sekizinci rakamlara bakınız. &gt; &gt; Phone serial no. xxxxxx??xxxxxxx&gt; Eğer yedinci ve sekizinci rakamlar 13 ise cep telefonunuz Azerbaycan 'da bir fabrikada üretilmiştir. Verdiğiniz paraya yazık olmuş. (aşırı kötü ve ayrıca sağlığınıza çok zararlı) &gt; &gt; Eğer yedinci ve sekizinci rakamlar 02 veya 20 ise demek sizin cep telefonunuz Birleşik Arap Emirliği'nde bir fabrikada üretilmiş. (çok kötü ) &gt; &gt; Eğer yedinci ve sekizinci rakamlar 08 veya 80 ise, telefonunuz Almanya'da bir fabrikada üretildi (iyi) &gt; &gt; Eğer yedinci ve sekizinci rakamlar 01 veya 10 ise demek sizin cep telefonunuz Finlandiya'da bir fabrikada üretilmis (çok iyi ) &gt; &gt; Şayet yedici ve sekizinci rakamlar 00 ise demek sizin cep telefonunuz Orjinal fabrikasında üretilmiştir.( Harika. Tercih edilen)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8934007187487192352-8126468975973624505?l=kulubcml.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kulubcml.blogspot.com/feeds/8126468975973624505/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8934007187487192352&amp;postID=8126468975973624505' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/8126468975973624505'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/8126468975973624505'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kulubcml.blogspot.com/2009/08/cep-telefonu-netten-yaz.html' title='cep telefonu ( netten yazı)'/><author><name>lale</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16755513744704125596</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SfR1iH_2I-I/AAAAAAAAAY4/M-R-efb8n7M/S220/7479686_lg%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8934007187487192352.post-3583696195141794611</id><published>2009-03-29T07:37:00.000-07:00</published><updated>2009-03-29T07:40:30.324-07:00</updated><title type='text'>''13''RAKAMI NEDEN SEVİLMEZ ??</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/Sc-IV-ha_xI/AAAAAAAAAU4/C4NN7yROtCs/s1600-h/112.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5318619596089655058" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 198px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/Sc-IV-ha_xI/AAAAAAAAAU4/C4NN7yROtCs/s320/112.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;---13 rakamının uğursuzluğuna bütün Hıristiyan dünyası inanır. Ancak Müslümanların 13'ten korkması için bir sebep yoktur. Aksine onlar için hep iyi olaylara vesile olmuş bir rakamdır.Peki Hıristiyan dünyası 13'ten neden korkar? Hatta çoğu evlerine 13 numarasını vermez? Uçaklarda 13. koltuk sırası yoktur. Apartmanlarda, otellerde 13. kat ya 12 A' dır ya da 14 'tür. 13 numaralı oda yoktur. İşte bu fobinin nedenleri:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---Genel olarak bu inancın, Hz. İsa'nın meşhur son yemeğindeki havarilerin sayısından kaynaklandığı sanılır. Hz. İsa'nın bir cuma günü çarmıha gerilmesinden önceki son yemeğinde toplam 13 kişi bulunuyordu; İsa ve 12 Havari. Bu nedenle Hıristiyanlarda akşam yemeğinde 13 kişi bir araya gelirse bunlardan birinin başına bir felaket geleceğine inanılır. Sonraları 13 sayısını çağrıştıran bu sayının içinde geçtiği her şey lanetli, kötü, korkunç olarak nitelendirilmeye başlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--- İbraniler'e göre 13 sayısının uğursuz olmasının nedeni İbrani alfabesinin 13'üncü harfinin "mavet" (ölüm) sözcüğünün ilk harfi olan 'm' olmasıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---Hammurabi kanunları listesinde de 13 sayısı atlanmıştı.İskandinav mitolojisinde, İskandinav tanrılarının en kötülerinden olan Loki, Valhalla'daki oniki kişilik bir şölene davetsiz olarak gitmişti. 13'üncü kişi olarak gittiğinde, gözyaşı tanrısı olarak da anılan, adının anlamı "Muzaffer" olan, yakışıklı ve adil Baldr'ın ölümüne yol açtığından, bu sayı uğursuz olarak anılmaktaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--- 13 Ekim 1307 Cuma günü, Fransa Kralı Philippe ile Papa Clemens'in işbirliği sonucu Tapınak Şövalyeleri'nin çoğu tutuklanıp idam edilmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---13 sayısının uğursuzluğuna duyulan inancın kökeninde bir yıl içinde ayın 13 kez dolunay olarak gözükmesinin yattığını söyleyenler de vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---Ünlü katiller Jack the Ripper, Charles Manson, Jeffrey Dahmer, Theodore Bundy ve Albert de Salvo'nun adları 13 harften oluşur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---Ancak Müslümanların 13 sayısının uğursuzluğuna inanmaları çok yersizdir. Hatta 13 Müslümanlar için uğurlu bile sayılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---Hz. Muhammed 571 senesinde doğmuştur. 5+7+1=13&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---İstanbul 29 Mayıs 1453 Salı günü Türkler tarafından fethedilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--- 1453 tarihinin rakamlarının toplamı (1 + 4 + 5 + 3 =13) "on üç" eder. Selahattin Eyyubi Haçlı seferlerinin on üçüncüsünde, onları kesin bir yenilgiye uğratmıştır.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8934007187487192352-3583696195141794611?l=kulubcml.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kulubcml.blogspot.com/feeds/3583696195141794611/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8934007187487192352&amp;postID=3583696195141794611' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/3583696195141794611'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/3583696195141794611'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kulubcml.blogspot.com/2009/03/13rakami-neden-sevilmez.html' title='&apos;&apos;13&apos;&apos;RAKAMI NEDEN SEVİLMEZ ??'/><author><name>lale</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16755513744704125596</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SfR1iH_2I-I/AAAAAAAAAY4/M-R-efb8n7M/S220/7479686_lg%5B1%5D.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/Sc-IV-ha_xI/AAAAAAAAAU4/C4NN7yROtCs/s72-c/112.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8934007187487192352.post-7538262714918758798</id><published>2009-03-29T07:36:00.001-07:00</published><updated>2009-03-29T07:37:19.376-07:00</updated><title type='text'>ÖLÜMÜN BİLİNMEYENLERİ..</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/Sc-HmSPgEOI/AAAAAAAAAUo/ZGnqFJ9ETho/s1600-h/101.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5318618776749478114" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 214px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/Sc-HmSPgEOI/AAAAAAAAAUo/ZGnqFJ9ETho/s320/101.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ölümden sonra üç gün içinde akşam yemeğinizi öğütmenize yardımcı olan enzimler sizi yok etmeye başlar. Bozulmuş hücreler bakteriler için besin kaynağı olacak ve vücudunuz kısa bir süre içinde çürüyecek.&lt;br /&gt;----Ölüyü gömme geleneği 350 bin yıl öncesine dayanıyor. İlk olarak İspanya'nın Atapuerca bölgesinde ortaya çıktığı düşünülüyor.&lt;br /&gt;----İnsanlık tarihinin başlangıcından itibaren ortalama 100 milyar insanın öldüğü tahmin ediliyor.&lt;br /&gt;----1951 yılından beri neredeyse hiçbir ABD'li aşırı yaşlılıktan dolayı ölmedi.&lt;br /&gt;----Canlının ölmesi ne şekilde olursa olsun, her koşulda oksijen yetersizliğinden dolayı gerçekleşiyor. Hangi nedenden dolayı ölürseniz ölün, oksijen solunumu kesilince hayat sona eriyor.&lt;br /&gt;----Sadece ABD'de toprağa gömülen ölü vücutlardan 827,060 galon akıcı sıvı toprağa salınıyor. Bu da havaya hidroklorik asit, sülfür ve karbondioksit karışması anlamına gelir.&lt;br /&gt;----İsveç'te Promessa isimli şirket ölü bedenini sıvı nitrojen içinde dondurarak özel bir işlemden geçiriyor. Mısır nişastasından hazırlanmış özel bir tabut içinde toprağa gömüyor. Buna da 'ekolojik defin' adını veriyor.&lt;br /&gt;----Hindistan'daki zerdüştler ölülerini akbabaların yemesi için açıkta bırakıyor.&lt;br /&gt;----Akbabaların çoğu insan ve sığır leşi yemekten ölüyor.&lt;br /&gt;----Madagaskar yerlileri ölülerin kemiklerini toprağın altından çıkarıp, kasabanın etrafında bir tur gezdirdikten sonra tekrar gömüyorlar. Bu törene 'famadihana' adı veriliyor.&lt;br /&gt;---19. yüzyılda Mısır'da demiryolu şirketleri toprak altından çok sayıda mumya çıkarıp lokomotifler için yakıt yaptılar.&lt;br /&gt;---Embriyoların gelişmesi süresinde organlarımızdaki bazı hücreler kendini yok ediyor. Öyle olmasaydı eğer, genetik arızalarla doğabilirdik.&lt;br /&gt;---ABD'de insanların yüzde 80'i hastanede ölüyor.&lt;br /&gt;---New York'ta intihar eden insan sayısı cinayete kurban gidenlerden daha fazla.&lt;br /&gt;---Hiçbir kültür 'Ölmek' kelimesini direk kullanmayı tercih etmez. Her kültürün bu kelimeyi karşılayan birtakım deyimleri vardır. Mesela 'vefat etti' veya 'göç etti' gibi.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8934007187487192352-7538262714918758798?l=kulubcml.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kulubcml.blogspot.com/feeds/7538262714918758798/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8934007187487192352&amp;postID=7538262714918758798' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/7538262714918758798'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/7538262714918758798'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kulubcml.blogspot.com/2009/03/olumun-bilinmeyenleri.html' title='ÖLÜMÜN BİLİNMEYENLERİ..'/><author><name>lale</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16755513744704125596</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SfR1iH_2I-I/AAAAAAAAAY4/M-R-efb8n7M/S220/7479686_lg%5B1%5D.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/Sc-HmSPgEOI/AAAAAAAAAUo/ZGnqFJ9ETho/s72-c/101.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8934007187487192352.post-6716677720360451650</id><published>2009-03-29T07:32:00.000-07:00</published><updated>2009-03-29T07:35:52.446-07:00</updated><title type='text'>STRESLE BAŞA ÇIKMANIN YOLLARI...</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/Sc-HQPN_r9I/AAAAAAAAAUg/BF0k3siTwdM/s1600-h/107.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5318618397980733394" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 157px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/Sc-HQPN_r9I/AAAAAAAAAUg/BF0k3siTwdM/s320/107.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Çikolata&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yapılan araştırmalar muz, domates ve çinko içeren yiyeceklerin kişiler üzerinde sakinleştirici etki yarattığını gösteriyor. Fakat bunlar içinde en popüleri kısa sürede mutluluk hormonu salgılamayı sağlayan çikolata. Çikolatanın yüksek kalorisinden kaçınmak isteyenler ise stresli anlarında salep içmeyi deneyebilirler.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Akupunktur&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;2500 yıldan fazla süredir kullanılan bu yöntem stresi azaltmanın yanı sıra sigarayı bırakma, zayıflama ve birçok hastalığın yan tedavisinde olumlu sonuçlar veriyor.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Papatya çayı&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Doğada benzer sakinleştirici etki gösteren bitkilerin çayları arasında en popüler olanı papatya çayı. Papatya bitkisinin içeriğindeki özel yağlar beyin ve sinir sistemi üzerinde sakinleştirici ilaçların etkisini gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Arkadaşlar&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;Sıkıntılı anlarını arkadaşlarıyla paylaşanların yalnız baş etmeye çalışanlara göre stresten daha az etkilendikleri bilimsel araştırmalar tarafından da destekleniyor. Uzmanlar bu nedenle olumlu bakış açısı olan arkadaşları seçmenizi öneriyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Hobiler&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yaşam tarzınıza, özel yeteneklerinize ve ilgi alanlarınıza göre bir hobi edinmek stresi yenmek için en etkili yöntemlerden biri. Eğer seçtiğiniz hobiye zaman ayırma konusunda endişeleriniz varsa ilgili kurslara giderek düzenli takip etmeye kendinizi zorlayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Müzik dinlemek&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Geçmişte ruhsal hastalıkların tedavisinde kullanılan müzik dinlemek, yapılan araştırmalara göre de kasları gevşetiyor, sakinleştiriyor ve mutluluk hormonu salgılanmasını sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Gülmek&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gülmek kan basıncını düşürerek, kalp krizi geçirme riskini düşürüyor. Stresli zamanlarda kahkahalar ile gülmek zor bile olaylara esprili bir bakış açısıyla yaklaşmak, mizah yazıları okumak ya da komedi filmleri izlemek öneriliyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;TV izlemek&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yoğun geçen günün ardından televizyonun karşısına geçmekten sıradan olduğu için şikayet etseniz de uzmanlar bunun bir tür terapi olduğunu söylüyorlar. Renkli görüntüler akarken siz stres yaratan konulardan uzaklaşarak vücudunuzu stresten önceki dengesine kavuşturuyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Uyku&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sinir sisteminin üzerindeki etkisi çok büyük olan uyku düzeninizin bozulması stres eşiğinizi düşürerek, anlık olaylardan bile çok daha büyük hasar almanızı sağlayabiliyor. Bunun için uykunuzu düzenlemeli ve çok stresli anlarınızda kısa süre uyumaya çalışmalısınız.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Hayal Kurma&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gözlerinizi kapatıp en çok olmasını istediğiniz şeyi düşünmek vücudunuzda mutluluk hormonu salgılayarak, kaslarınızı gevşetiyor. Gerçekçiliği yitirmeme koşuluyla hayal gücünü geliştirmek stresle iyi bir baş etme tekniği.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Meditasyon&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Meditasyon, yoga gibi teknikler stresten arındırmanın yanı sıra karşılaşılan stres yaratan durumlar karşısında da daha sakin bir tavır almayı sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Organizasyon&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yetiştirmeye çalıştığınız bir iş için yeterince stresli iken aradığınız eşyaları bulamamak sizi bu anda daha da çaresiz ve stresli kılacaktır. Program yapan, sürekli not alan ve düzenli olan insanların hayatlarında stresin yerinin diğerlerine göre daha az olduğu belirtiliyor. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8934007187487192352-6716677720360451650?l=kulubcml.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kulubcml.blogspot.com/feeds/6716677720360451650/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8934007187487192352&amp;postID=6716677720360451650' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/6716677720360451650'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/6716677720360451650'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kulubcml.blogspot.com/2009/03/stresle-basa-cikmanin-yollari.html' title='STRESLE BAŞA ÇIKMANIN YOLLARI...'/><author><name>lale</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16755513744704125596</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SfR1iH_2I-I/AAAAAAAAAY4/M-R-efb8n7M/S220/7479686_lg%5B1%5D.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/Sc-HQPN_r9I/AAAAAAAAAUg/BF0k3siTwdM/s72-c/107.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8934007187487192352.post-9076060778993093924</id><published>2009-03-29T07:30:00.000-07:00</published><updated>2009-03-29T07:31:36.061-07:00</updated><title type='text'>HAYVANLARIN BİLMEDİĞİMİZ ÖZELLİKLERİ:::......</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/Sc-GQDFbO4I/AAAAAAAAAUY/qlH1Q1VhrHE/s1600-h/136.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5318617295211936642" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 284px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/Sc-GQDFbO4I/AAAAAAAAAUY/qlH1Q1VhrHE/s320/136.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;----Bir köpekbalığı 100 milyon damla deniz suyu içindeki bir damla kanı hissedebilir.&lt;br /&gt;----Zürafanın ses telleri yoktur. Zürafalar yüzemez. Zürafa kulağını dili ile temizler. Zürafanın dili yaklaşık olarak yarım metre kadardır.&lt;br /&gt;---Fareler kusamaz. Fare, bir deveden bile daha uzun süre susuz kalabilir.&lt;br /&gt;---Bir yılan 3 yıl uyuyabilir.Yılanlar duyamaz.&lt;br /&gt;---Deniz kobrası dünyanın en zehirli yılanıdır&lt;br /&gt;---Kirpiler suda batmaz, aksine yüzerler.&lt;br /&gt;---Kutup ayıları solaktır.&lt;br /&gt;---Bir sineğin hızı saatte 8 km.dir Sineklerin 5 tane gözü vardır.&lt;br /&gt;---Sadece dişi sivrisinekler ısırır. Sivrisinek kovucu spreyler sinekleri kovmaz, sizi gizler. Sivrisineğin alıcılarını bloke ederek sizin orada olduğunuzu anlamalarını engeller. Sivrisineklerin 47 tane dişi vardır. Dünyada en tehlikeli hayvan sivrisinektir. Çünkü insanların ölümüne en fazla sebep olan hayvandır.&lt;br /&gt;---Karıncalar uyuyamaz. Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir köpeğinki kadar gelişmiştir. Karınca kendi ağırlığının 50 katını taşıyabilir. Karınca iki hafta su altında yaşayabilir.&lt;br /&gt;---Yetişkin bir ayı at kadar hızlı koşabilir.&lt;br /&gt;---Yunuslar bir gözü açık uyurlar.&lt;br /&gt;---Develerin 3 tane kaşı vardır.Deve deniz suyu içebileceği gibi bir defada 250 litre su da içebilir.&lt;br /&gt;---Istakozların kanı mavi renktedir.&lt;br /&gt;---Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar.&lt;br /&gt;---Sığırların midesi 4 bölmelidir&lt;br /&gt;---Kangurular geri-geri yürüyemezler.&lt;br /&gt;---Kediler şeker tadını ayırt edemezler.&lt;br /&gt;---Timsahlar dilini dışarı çıkaramazlar. Timsahlar daha derine batabilmek için taş yutarlar.&lt;br /&gt;---Zebralar beyaz üzerine siyah çizgilidir.&lt;br /&gt;---2600 kadar kurbağa cinsi var.&lt;br /&gt;---Baykuş mavi rengi görebilen tek kuştur.&lt;br /&gt;---Atlar kusamaz.&lt;br /&gt;---Hayvanların en büyüğü mavi balinadır. (uzunluğu 33 m., ağırlığı 190 ton)&lt;br /&gt;---Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür. En büyük kuş yumurtası devekuşunundur. 15 - 20 santimetre uzunluğunda ve ortalama 1.7 kilogram ağırlığındadır. Kaynatılarak pişirilmesi 40 dakika sürer.&lt;br /&gt;--Çekirgenin kulağı dizindedir.&lt;br /&gt;---Bir köstebek sadece bir gecede 90 m. tünel kazabilir.&lt;br /&gt;---Bir hamam böceği kafası koptuktan sonra açlıktan ölmeden 9 gün yasayabilir.&lt;br /&gt;---Boğalar renk körüdür, bundan dolayı matadorun elindeki beze saldırırlar; rengi ne olursa olsun.&lt;br /&gt;---Zehirli oklu kurbağada 2,200 insanı öldürebilecek kadar zehir bulunur.&lt;br /&gt;---Penguen yüzebilen ama uçamayan tek kuştur.&lt;br /&gt;---Denizyıldızlarının beyni yoktur.&lt;br /&gt;---Dünyanın en hızlı kuşu Boğazlı Kırlangıç'tır. 3 saniye süreyle saatte 128 km. sürate ulaşmıştır.&lt;br /&gt;---Bir pire, kendi büyüklüğünün 150 kat yüksekliğine zıplayabilir. Bu oranı tutturmak için insanın yaklaşık 30 metre zıplaması gereklidir.&lt;br /&gt;--Sümüklüböceklerin dört tane burnu vardır. Salyangozların 25.000 civarında dişi vardır.&lt;br /&gt;--Dünyadaki tavuk sayısı insanlardan fazladır&lt;br /&gt;--Ördeğin vakvaklaması yankı yapmıyor ve bunun sebebini bilen yoktur.&lt;br /&gt;--Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kat uzundur.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8934007187487192352-9076060778993093924?l=kulubcml.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kulubcml.blogspot.com/feeds/9076060778993093924/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8934007187487192352&amp;postID=9076060778993093924' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/9076060778993093924'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/9076060778993093924'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kulubcml.blogspot.com/2009/03/hayvanlarin-bilmedigimiz-ozellikleri.html' title='HAYVANLARIN BİLMEDİĞİMİZ ÖZELLİKLERİ:::......'/><author><name>lale</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16755513744704125596</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SfR1iH_2I-I/AAAAAAAAAY4/M-R-efb8n7M/S220/7479686_lg%5B1%5D.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/Sc-GQDFbO4I/AAAAAAAAAUY/qlH1Q1VhrHE/s72-c/136.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8934007187487192352.post-8411283186930985782</id><published>2009-03-29T07:29:00.001-07:00</published><updated>2009-03-29T07:30:11.527-07:00</updated><title type='text'>İNSAN VÜCUDUNUN MUCİZELERİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/Sc-F7oC9dGI/AAAAAAAAAUQ/uIgwBPvfggM/s1600-h/111....jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5318616944356455522" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 300px; CURSOR: hand; HEIGHT: 258px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/Sc-F7oC9dGI/AAAAAAAAAUQ/uIgwBPvfggM/s320/111....jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;----Göğüsleri kılsız erkekler, kıllı erkeklerden daha fazla karaciğer sirozuna yakalanırlar.&lt;br /&gt;----Sevdiğiniz birine bakarken gözbebekleriniz genişler, nefret ettiğiniz birine bakarken de bu böyledir.&lt;br /&gt;----Sarışınlar, esmerlerden daha fazla saç teline sahiptir.&lt;br /&gt;----Diş minesi vücudunuzdaki en sert şeydir.&lt;br /&gt;----Burnunuzla başparmağınız aynı boydadır.&lt;br /&gt;----Dişleriniz doğumunuzdan 6 ay önce (dişetlerinizin içinde) oluşmaya başlar.&lt;br /&gt;---Vücudunuzun 30 dakikada saldığı ısı ile iki litre suyu kaynatabilirsiniz.&lt;br /&gt;---Her bir ayağınızda yaklaşık bir tirilyon bakteri vardır.&lt;br /&gt;---Döllenme anında, yaklaşık yarım saat tek bir hücre olarak yaşarsınız.&lt;br /&gt;---Ortalama bir rüya 2-3 saniye sürer.&lt;br /&gt;---Yiyeceğin ağzınızdan midenize ulaşması yedi saniye sürer&lt;br /&gt;---İnsan beyin hücresi 5 takım Encyclopedia Britannica'daki bilgileri alabilecek kapasitededir.&lt;br /&gt;---Mide asidiniz bir jileti eritebilecek güçtedir.&lt;br /&gt;---Tam dolu bir idrar kesesi aşağı yukarı bir beyzbol topu ebadındadır.&lt;br /&gt;---Bir çift ayakta 250,000 terbezi vardır.&lt;br /&gt;---Ayak başparmağınızda iki kemik olmasına karşılık diğer dört parmağınızda üçer kemik bulunur.&lt;br /&gt;---Ortalama bir kadın ortalama bir adamdan 5 inc (12,5 cm )daha kısadır.&lt;br /&gt;---Bir adım atmak için 200 kasınızı kullanırsınız.&lt;br /&gt;---İnsan vücudundaki en büyük hücre yumurta hücresi, en küçük hücre ise sperm hücresidir.&lt;br /&gt;---Bilim adamlarına göre IQ'nuz ne kadar yüksekse o kadar çok rüya görürsünüz.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8934007187487192352-8411283186930985782?l=kulubcml.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kulubcml.blogspot.com/feeds/8411283186930985782/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8934007187487192352&amp;postID=8411283186930985782' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/8411283186930985782'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/8411283186930985782'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kulubcml.blogspot.com/2009/03/insan-vucudunun-mucizeleri.html' title='İNSAN VÜCUDUNUN MUCİZELERİ'/><author><name>lale</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16755513744704125596</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SfR1iH_2I-I/AAAAAAAAAY4/M-R-efb8n7M/S220/7479686_lg%5B1%5D.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/Sc-F7oC9dGI/AAAAAAAAAUQ/uIgwBPvfggM/s72-c/111....jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8934007187487192352.post-9171377415456725483</id><published>2009-03-29T07:21:00.000-07:00</published><updated>2009-03-29T07:28:36.957-07:00</updated><title type='text'>ÜNLÜ OLMADAN ÖNCEKİ MESLEKLERİ..</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/Sc-Ff3Zrn2I/AAAAAAAAAUI/vzUaydItUqk/s1600-h/107.....jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5318616467441950562" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 240px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/Sc-Ff3Zrn2I/AAAAAAAAAUI/vzUaydItUqk/s320/107.....jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Jennifer Aniston:&lt;/strong&gt;Ünlü yıldızın ilk işi 'Friends' dizisindeki Rachel rolünde olduğu gibi garsonluk yapmaktı.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Jennifer Lopez:&lt;/strong&gt;Ünlü şarkıcı Jennifer Lopez, iş yaşamına şarkı söyleyerek ve dans ederek başladı. Ancak, bugün müzikleri ve dansları ile milyonları peşinden sürükleyen Lopez, 20'li yaşlarında, dans ve müzik derslerinin ücretlerini ödeyebilmek için bir hukuk bürosunda çalışmak zorundaydı.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Mariah Carey&lt;/strong&gt; Ünlü şarkıcı ilk işine Manhattan'daki bir kuaför salonunu süpürerek başladı.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Teri Hatchar&lt;/strong&gt; 'Umutsuz Ev Kadınları' dizisinde canlandırdığı karakter ile 2005 yılında Altın Küre ve Televizyon Aktörleri ödüllerinde en iyi kadın oyuncu ödülünü alan Hatcher'ın ilk para kazanmaya 'ponpon kızlık' yaparak başladı. Ünlü oyuncu ilk iş yaşamına atıldığı 1984 yılında 'San Fransisco 49ers' takımına ponpon kızlık yapıyordu.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sharon Stone&lt;/strong&gt; 'Temel İçgüdü 2' filminde sergilediği sahnelerle erkeklerin dikkatini çeken Stone, ilk iş yaşamına bir McDonalds'ta çalışarak başladı.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Elvis Presley&lt;/strong&gt; Rock'n Roll müziğin efsane adı Elvis Presley, liseyi bitirdikten sonra, elektrik teknisyeni olma düşleri kurarak kamyon şoförlüğü yapıyordu.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Brad Pitt&lt;/strong&gt; Oyunculuk kariyerine başladığı yıllarda yeterince para kazanamayan Brad Pitt, geçinebilmek için Los Angeles'taki Sunset Bulvarı üstünde giydiği tavuk kostümü ile yoldan geçenleri çalıştığı El Pollo Loco adlı lokantaya çekmeye çalışıyordu. Pitt aynı zamanda hamallık da yaptı.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ellen De Generes&lt;/strong&gt; Oscar ödül törenlerinde sunuculuk da yapan Amerikalı ünlü komedyen ve talk showcu De Generes, ilk işinde istiridye kabuğu soyuyordu. Daha sonra da Merry Go Round adlı giysi mağazaları zincirinde satış elemanı olarak çalıştı.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Donald Trump&lt;/strong&gt; ABD'nin 'emlak kralı' olarak ünlenen, dolar milyarderi Donald Trump'ın, depozitolarını alabilmek için boş şişe ve metal içecek kutuları topluyordu.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Tina Turner'&lt;/strong&gt; Çılgın Babaanne' lakaplı Tina Turner, keşfedilmeden önce gündüzleri bir doğumevinde ebelik yapıyor geceleri de St. Louis'in ucuz kulüplerinde sahneye çıkıyordu.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Carmen Electra&lt;/strong&gt; ABD'li ünlü oyuncu, ilk işinde Ohio eyaletinde atıldı. Electra, bir lunaparkta dansederek para kazanıyordu.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Madonna&lt;/strong&gt; Müziği, sahne giysileri ve zaman zaman Katolik kilisesini kızdıran çıkışları ile adından söz ettiren Madonna, bir Dunkin Donuts'ta kasiyerlik yaparak geçimini sağlıyordu.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Lucy Liu&lt;/strong&gt; Çin asıllı oyuncu, çocuk yaşta iş hayatına atılanlardan. Liu, 11 yaşında bir pijama fabrikasında çalışarak hem ailesinin gelirine katkıda bulunuyor hem de harçlığını çıkarıyordu.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Whoopi Goldberg&lt;/strong&gt; Asıl adı Caryn Johnson olan 'Yırtık Rahibe' Whoopi Goldberg, hem bir cenaze evinde makyajcı olarak çalışıyor, artan zamanlarında da inşaat işçisi olarak çalışıyordu.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Oprah Winfrey'&lt;/strong&gt; Dünyanın En Güçlü Kadınları' listesinde başı çekenlerden Oprah Winfrey, bugünkü güç ve ününe kavuşmadan önce, haftalık 100 dolar karşılığında bir radyo istasyonunda çalışıyordu.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Clint Eastwood&lt;/strong&gt; :Oscar ödüllü Amerikalı usta oyuncu Eastwood, henüz adı duyulmadığı günlerde yüzme havuzları inşa ederek para kazanıyordu.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bette Midler&lt;/strong&gt; Ünlü şarkıcı, bir ananas işleme fabrikasında çalışarak iş hayatına atıldı.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Warren Beatty&lt;/strong&gt; Oscar ödüllü oyuncunun ilk mesleği hiç de çekici değil. Beatty, üne kavuşmadan önce fare yakalayarak para kazanıyordu.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Madeleine Albright&lt;/strong&gt; ABD'nin Dışişleri eski Bakanlarından Albright iş hayatına lise öğrencisiyken atıldı. Albright, Denver'de büyük bir mağazada sütyen satarak para kazanıyordu.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Matthew McConaughey&lt;/strong&gt; İlk işi yaşamına Avustralya'da atıldı. Liseyi bitirdikten sonra bir yıl Avustralya'da yaşayan aktör, şimdiki ün ve servetine kavuşmadan önce, bir lokantada bulaşık yıkıyordu.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Danny DeVito&lt;/strong&gt; Ünlü yönetmen ve oyuncu, Hollywood'un `küçük dev adamı' Danny DeVito da gelecekte bol para ve üne kavuşacağını kestiremeden iş dünyasına atılanlardan biri. DeVito, ilk işine, kız kardeşinin işlettiği berber salonunda kuaför olarak işe başladı. Ancak 18 ay sonra bu işten ayrılan DeVito, Amerikan Drama Sanatları Akademisi'ne kaydoldu. Amacı oyunculuk değil, makyaj ve kozmetoloji alanında kendisini geliştirebilmekti. DeVito bu kurslara devam ederken birkaç kez de oyunculuk dersi almaya başladı ve gerisi geldi.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Jerry O'Connell&lt;/strong&gt; Benimle Kal', `Kanguru Jack', `Son Gece' filmlerinden tanınan Jerry O'Connell, aktör olmadan önce bahçıvanlık yapıyordu.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Jerry Seinfield&lt;/strong&gt; Ünlü komedyen, gösteri dünyasında üne kavuşmadan önce telefonla ampul pazarlamacılığı yapıyordu.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dan Brown&lt;/strong&gt; Dünyada satış kitapları rekorları kıran 'The Da Vinci Code' kitabının yazarı Brown, 'en çok satan yazar' olmadan önce, bir lisede İngilizce öğretmeni olarak çalışıyordu.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Robin Williams&lt;/strong&gt; Ünlü oyuncu Williams, oyunculuk yeteneğinin keşfedilmesinden önce, 'mim' sanatçılığı yapıyordu. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Quentin Tarantino&lt;/strong&gt; ABD'li Oscar ödüllü senarist Tarantino, çocuk denecek yaşlarda, Güney California'da başladı ilk iş hayatına, ancak bugünkünden çok farklı olarak. Porno filmler gösteren sinemalarda yer göstericiliği yaparak iş hayatına atılan ünlü yönetmen, daha sonra kariyerini bir video dükkanında satış elemanı olarak değiştirdi. Tarantino, sinema salonlarında ve video dükkanında bedava izlediği filmlerin, kendisinde büyük katkısı olduğunu ve film tutkusunun böyle başladığını söylüyor&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8934007187487192352-9171377415456725483?l=kulubcml.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kulubcml.blogspot.com/feeds/9171377415456725483/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8934007187487192352&amp;postID=9171377415456725483' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/9171377415456725483'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/9171377415456725483'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kulubcml.blogspot.com/2009/03/unlu-olmadan-onceki-meslekleri.html' title='ÜNLÜ OLMADAN ÖNCEKİ MESLEKLERİ..'/><author><name>lale</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16755513744704125596</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SfR1iH_2I-I/AAAAAAAAAY4/M-R-efb8n7M/S220/7479686_lg%5B1%5D.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/Sc-Ff3Zrn2I/AAAAAAAAAUI/vzUaydItUqk/s72-c/107.....jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8934007187487192352.post-6305222843342881113</id><published>2009-03-29T07:19:00.000-07:00</published><updated>2009-03-29T07:21:10.038-07:00</updated><title type='text'>BUNLARI BİLİYORMUYDUNUZ ???</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/Sc-Dy_w_ydI/AAAAAAAAAUA/gc2lPVVFh3U/s1600-h/115%C4%9E%C4%B0.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5318614597081483730" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/Sc-Dy_w_ydI/AAAAAAAAAUA/gc2lPVVFh3U/s320/115%C4%9E%C4%B0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;----Dünya genelinde gerçekleşen cinayet ve tecavüz olaylarının yüzde 98'i kurbanın yakın çevresi tarafından gerçekleştiriliyor.&lt;br /&gt;----Titanik batarken içinde tam 2228 yolcu vardı. Bunlardan sadece 706 tanesi kurtulabildi.&lt;br /&gt;----Coca Cola 1885 yılından 1903 yılına kadar aktif kokainin ana maddesi olan 'coca' isimli bitkiden üretiliyordu.&lt;br /&gt;---Rastgele seçilen herhangi bir anda dünyadaki insanların ortalama yüzde 0.7'si sarhoş durumda.&lt;br /&gt;----Dünya genelinde yeni doğan her 12 çocuk hastanelerde yanlış aileye teslim ediliyor.&lt;br /&gt;----Çikolata köpekleri öldürebilir. Köpeklerin sinir sistemini ve kalbini olumsuz etkiliyor.&lt;br /&gt;----Birçok rujun yapımında balık pulu kullanılıyor.&lt;br /&gt;----1830'lu yıllarda ketçap ilaç olarak satılıyordu.&lt;br /&gt;---Las Vegas'taki kumarhanelerin hiçbirinde saat yok.&lt;br /&gt;---Banka soygunlarının yarısı cuma günü gerçekleşiyor.&lt;br /&gt;---Antarktika'nın uluslararası telefon kodu 672 dir.&lt;br /&gt;---Eğer akrebin üstüne birkaç damla likör atarsanız akrep bir anda delirir ve kendi kendini öldürür.&lt;br /&gt;---Dünyadaki günlük çöp miktarının 1/5'i ABD'lilere ait. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8934007187487192352-6305222843342881113?l=kulubcml.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kulubcml.blogspot.com/feeds/6305222843342881113/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8934007187487192352&amp;postID=6305222843342881113' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/6305222843342881113'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/6305222843342881113'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kulubcml.blogspot.com/2009/03/bunlari-biliyormuydunuz.html' title='BUNLARI BİLİYORMUYDUNUZ ???'/><author><name>lale</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16755513744704125596</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SfR1iH_2I-I/AAAAAAAAAY4/M-R-efb8n7M/S220/7479686_lg%5B1%5D.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/Sc-Dy_w_ydI/AAAAAAAAAUA/gc2lPVVFh3U/s72-c/115%C4%9E%C4%B0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8934007187487192352.post-8277756684966248836</id><published>2009-03-17T11:36:00.000-07:00</published><updated>2009-03-17T11:37:18.515-07:00</updated><title type='text'>menepoz</title><content type='html'>Kadınlar Yaşlandıkça İkiz Doğuruyor&lt;br /&gt;﻿&lt;br /&gt;Hollanda’da yapılan bir araştırmaya göre, kadınların anne olma yaşı ilerledikçe, ikiz çocuk sahibi olma ihtimali yükseliyor. Son yıllarda ikiz doğumlarda artış var. Amsterdam’daki Vrije Üniversitesi’nden bilimadamları, son dönemde neden ikiz çocuk doğumlarının arttığını anlayabilmek üzere 500 kadını kapsayan bir araştırma yaptı. Uzmanlar tüp bebek yönetiminin yaygınlaşmasının, artışı açıklamakta tek başına yetersiz kaldığını söylüyor. Human Reproduction dergisinde yayımlanan çalışma, ileri yaştaki kadınların aynı anda birden fazla yumurtlaması ile çift yumurta ikizi dünyaya getirme oranlarının yükseldiğini ortaya koyuyor. Çift yumurta ikizleri, ikiz doğumların dörtte üçünü oluşturuyor. Normalde rahime bırakılan bir yumurta olgunlaştığında, yumurtlama duruyor ve yumurtada gelişmeyi sağlayan ve kısa adı FSH olan hormonların düzeyi düşüyor. Araştırmaya göre, incelenen kadınlardan 105’inde rahimde birden çok yumurtanın geliştiği belirlendi. Bu kadınların sadece beşinin 30 yaş altında olması, araştırmacıları olayın yaş ile bağlantısını araştırmaya sevketti. Kadınlardan 45’i 30-35 yaş grubunda, 55’i de 35 yaş üzerindeydi. Tüm bu kadınlarda FSH hormonunun yüksek düzeylerde olduğu tespit edildi. Ayrıca tüm kadınlarda yaş ilerledikçe hormon düzeyleri yine artış gösteriyor ve menopoz öncesi dönemde en üst düzeyine çıkıyor. Uzmanlar bu durumu “doğanın tüp bebek yönetimini doğal olarak gerçekleştirmesi” olarak niteliyor. Meslek sahibi kadınların ilk hamileliklerini ertelemesi, sonuçta arzu ettikleri sayıda çocuk sahibi olamamaları şeklinde yorumlanıyor ve bu durum doğum oranlarında düşüşün başlıca nedeni kabul ediliyordu. İngiliz uzman Gillian Lockwood’a göre, son bulgular ise bu doğal mekanizmanın bu boşluğu bir ölçüde kapatmasını sağladığını gösteriyor.&lt;br /&gt;﻿&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8934007187487192352-8277756684966248836?l=kulubcml.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kulubcml.blogspot.com/feeds/8277756684966248836/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8934007187487192352&amp;postID=8277756684966248836' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/8277756684966248836'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/8277756684966248836'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kulubcml.blogspot.com/2009/03/menepoz.html' title='menepoz'/><author><name>lale</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16755513744704125596</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SfR1iH_2I-I/AAAAAAAAAY4/M-R-efb8n7M/S220/7479686_lg%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8934007187487192352.post-8534385967610740893</id><published>2009-02-11T03:07:00.001-08:00</published><updated>2009-02-11T03:07:25.816-08:00</updated><title type='text'>ZEYTİNYAĞLI MASKE TARİFİ İLE HARİKA BİR TENE KAVUŞUN</title><content type='html'>Bu maskemiz, özellikle kuru ciltler için, ideal bir maske. Hem cildinizi nemlendirecek, hem de, canlandıracak özelliğe sahip.GEREKLİ MALZEMELER :* Kendi kullandığınız nemlendirici krem* ZeytinyağıHAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Evde, cildinizi nemlendirmek amacıyla, kullandığınız nemlendirici kreminizin içine, yarı sulu, ince bir kıvam elde edene kadar, damla damla zeytinyağı ilave ederek karıştırın. Elde eetiğiniz maskeyi cildinize sürün ve 20 dak bekledikten sonra, ılık su ile yıkayın. Bu uygulamayı 10 uyguladıktan sonra, cildinizdeki değişime inanamayacaksınız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8934007187487192352-8534385967610740893?l=kulubcml.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kulubcml.blogspot.com/feeds/8534385967610740893/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8934007187487192352&amp;postID=8534385967610740893' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/8534385967610740893'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/8534385967610740893'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kulubcml.blogspot.com/2009/02/zeytinyagli-maske-tarifi-ile-harika-bir.html' title='ZEYTİNYAĞLI MASKE TARİFİ İLE HARİKA BİR TENE KAVUŞUN'/><author><name>lale</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16755513744704125596</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SfR1iH_2I-I/AAAAAAAAAY4/M-R-efb8n7M/S220/7479686_lg%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8934007187487192352.post-7249870015683659973</id><published>2009-02-11T03:03:00.000-08:00</published><updated>2009-02-11T03:04:20.560-08:00</updated><title type='text'>AHMET MARANKİDEN BİTKİSEL KÜRLER</title><content type='html'>Dr ahmet Marankiden, Vitiligo,şeker hastalığı, troid, saç dökülmesi ve zayıflamak için çeşitli kürlerimiz mevcut.&lt;br /&gt;VİTİLİGO İÇİN BİTKİSEL KÜR : Vitiligonun şifası, mısırdadır. Mısır insan bedenini, taneleri ise lekeleri temsil eder. Vitiligo için Ahmet Marankinin 2 ayrı kürü var.&lt;br /&gt;GEREKLİ MALZEMELER :&lt;br /&gt;* Kırmızı pancar&lt;br /&gt;* Beyaz lahana&lt;br /&gt;* Elma ve havuç&lt;br /&gt;* 1 Tatlı kaşığı zeytin yağı&lt;br /&gt;* Mevsime göre içine ıspanak, kereviz, maydanoz veya tere katılabilir.&lt;br /&gt;HAZIRLANIŞI VE UYGULAMA ŞEKLİ : Malzemelerin tamamının suyu sıkılarak 21 gün boyunca sabah aç karnına yudum yudum 2 bardak içilecek. 1 hafta ara verildikten sonra kür tekrar edilecek. 1 hafta sonunda metabolizmanız normale dönmeye başlayacak ve karaciğeriniz temizleneceği için yavaş yavaş alalarınız azalmaya başlayacaktır.&lt;br /&gt;DIŞARIDAN UYGULANABİLECEK BİTKİSEL DESTEK : Mısır Viitiligo için adeta biçilmiş kaftandır. Vitiligo hastaları için mısırın kendisi, koçanı, püskülü iyi bir şifa kaynağıdır. Genetiğiyle oynanmamış, yani hibrit yohumu olmayan mısırı haşlayarak yiyin , mısırın haşlama suyunu için. Mısırın koçanını atmayıp kurutun, öğüterek tozunu yemeklerinize serperek yiyin, çok yararını görürsünüzMısır lapası kürü : Mısırı lapa şeklinde pişirerek vitiligo olan bölgelerinize suyunu ve lapasını sürün.&lt;br /&gt;TROİD İÇİN CEVİZ KÜRÜ : 25 adet civizin perdesini 1 lt soğuk suya koyun, ama kaynatmayın. 7 gün boyunca güneş görmeyen bir yerde saklayın. Sabhları aç karnına için. 3 hafta sonra troid problrminiz ortadan kalkacaktır.&lt;br /&gt;ZAYIFLAMA KÜRÜ :&lt;br /&gt;GEREKLİ MALZEMELE R:*30 gr ayrık kökü,*30 gr arpa,&lt;br /&gt;* 20 Gr kiraz sapı*30 gr mısır püskülüHAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Tüm Malzemeleri 1 kilo suya koyarak 10 dakika kaynatın, soğutulduktan sonra süzün.Balla tatlandırılabilir veya limon sıkılır. 1 günde tüketilmesi gerekir.&lt;br /&gt;ŞEKER HASTALIĞI İÇİN BİTKİSEL KÜR : Şeker hastaları için 4 ayrı kürümüz mevcut.&lt;br /&gt;1.KÜR : Arpa çimi, yulaf, kereviz tohumu, okaliptus yaprağı, ceviz yaprağı, keçi sakalı, dulavrat otu, zeytin yaprağı, adaçayı, yaban merkezi, aslanpençesi bitkilerin çaylarından günde 3-4 bardak içilir.&lt;br /&gt;2.KÜR : Karahindiba,ceviz yaprağı ile kaynatılıp içilmeye devam edilirse kandaki şekeri düşürür.&lt;br /&gt;3. KÜR : Yabani hindiba kökü zeytinyağı ile kaynatılıp içilmeye devam edilirse kandaki şekeri düşürür. 4.KÜR : Lahana,tere,marul,turp,domates ve patlıcan gibi sebzelerin de şekeri düşürücü özelliği vardır.&lt;br /&gt;SAÇ DÖKÜLMESİ İÇİN CEVİZ KÜRÜ : 10 adet ceviz kabuğunu, 1 litre suya koyun. En 15 dak. kaynatın. 3 hafta süreyle saçlarınızı bu su ile yıkyın. Hem saç dökülmesine iyi gelir. Hem de doğal boya olacağından saçlarınızı doğal rengine döndürür.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8934007187487192352-7249870015683659973?l=kulubcml.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kulubcml.blogspot.com/feeds/7249870015683659973/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8934007187487192352&amp;postID=7249870015683659973' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/7249870015683659973'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/7249870015683659973'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kulubcml.blogspot.com/2009/02/ahmet-marankiden-bitkisel-kurler.html' title='AHMET MARANKİDEN BİTKİSEL KÜRLER'/><author><name>lale</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16755513744704125596</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SfR1iH_2I-I/AAAAAAAAAY4/M-R-efb8n7M/S220/7479686_lg%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8934007187487192352.post-5378118151062644429</id><published>2009-02-11T02:57:00.001-08:00</published><updated>2009-02-11T02:57:46.801-08:00</updated><title type='text'>AHMET MARANKİ ERKEN MENAPOZ VE KADIN HASTALIKLARI İÇİN BİTKİSEL KÜR</title><content type='html'>Ahmet Maranki Shov Tvde Alişan ve Çağla Şıkel konuğu oldu. Yine çok önemli ve faydalı konularda bizlewri bilgilendiren Ahmet Marankinin bu yazımızda anlatacağımız kürü, hanımlar için çok faydalı ve gerekli bir kür. Özellikle de erken menapoz sorunu yaşayan hanımlar, bu yazımızı dikkatle okumalı.GEREKLİ MALZEMELER :&lt;br /&gt;* 1 tutam, Civanperçemi,&lt;br /&gt;* 1 tutam, Arslanpençesi,&lt;br /&gt;* 1 tutam, Adaçayı,&lt;br /&gt;* 1 tutam, Çobançantası,&lt;br /&gt;* 1 tatlı kaşığı bal,&lt;br /&gt;* 500 gr su,&lt;br /&gt;HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Bu kürü, 1. gün arslanpençesi– adaçayı, 2.gün civanperçemi-adaçayı ,3. gün ise çobançantası– adaçayı ile yapın. Adaçayını, her bitkinin içine karıştırın. Kaynamış olan suyun içine, Bu bitkilerden birisini ve adaçayını günde 1 bardak için. Tatlandırmak amaçlı bal kullanılabilir. 3 hafta uygulayın. Pek çok sıkıntınızın çözüldüğünü göreceksiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8934007187487192352-5378118151062644429?l=kulubcml.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kulubcml.blogspot.com/feeds/5378118151062644429/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8934007187487192352&amp;postID=5378118151062644429' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/5378118151062644429'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/5378118151062644429'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kulubcml.blogspot.com/2009/02/ahmet-maranki-erken-menapoz-ve-kadin.html' title='AHMET MARANKİ ERKEN MENAPOZ VE KADIN HASTALIKLARI İÇİN BİTKİSEL KÜR'/><author><name>lale</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16755513744704125596</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SfR1iH_2I-I/AAAAAAAAAY4/M-R-efb8n7M/S220/7479686_lg%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8934007187487192352.post-1452859436538029769</id><published>2009-02-11T02:49:00.001-08:00</published><updated>2009-02-11T02:49:28.541-08:00</updated><title type='text'>AHMET MARANKİDEN CİLDİNİZDE HARİKALAR YARATACAK KİL MASKESİ TARİFİ</title><content type='html'>Ahmet Maranki, hep kozmik beden temizliğinden bahsetti. Beden temizliği, cildinize de yansıyacağı için, cildinizdei bedeninizde yenilenmiş olacak. Kozmik beden temizliğini yaparken, cildinize de doğal uygulamalar yapmanızın bir sakıncası olmayacaktır. Ahmet Maranki, cildinizde, kısa sürede harikalar yaratacak, doğal maske tarifini anlattı. Kaçıranlar için, bir kez de biz yayınlıyoruz.GEREKLİ MALZEMELER :* Gülsuyu,* KilHAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Bir miktar kilin içine, yeteri kadar gül suyu ekleyin ve maske kıvamında bir macun hazırlayın. Cildinize sürerek, 1 saat bekletin. Cildinizden ovalayarak çıkarın. Cildinizi gül suyu ile silin. 1 hafta uygulayın&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8934007187487192352-1452859436538029769?l=kulubcml.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kulubcml.blogspot.com/feeds/1452859436538029769/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8934007187487192352&amp;postID=1452859436538029769' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/1452859436538029769'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/1452859436538029769'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kulubcml.blogspot.com/2009/02/ahmet-marankiden-cildinizde-harikalar.html' title='AHMET MARANKİDEN CİLDİNİZDE HARİKALAR YARATACAK KİL MASKESİ TARİFİ'/><author><name>lale</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16755513744704125596</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SfR1iH_2I-I/AAAAAAAAAY4/M-R-efb8n7M/S220/7479686_lg%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8934007187487192352.post-3334789608229334647</id><published>2009-02-11T02:43:00.000-08:00</published><updated>2009-02-11T02:45:08.260-08:00</updated><title type='text'>AHMET MARANKİ EGZAMA İÇİN DEFNE YAPRAĞI, SAÇ DÖKÜLMESİ İÇİN BİTKİSEL YAĞ</title><content type='html'>Bir cilt hastalığı olan egzama için, Bitkisel öneriler denenebilir. Bu tedavilerin yanısıra, bazı kurallara da dikkat etmek gerekir. ahmet Marankinin egzama için önerileri ;EGZAMA İÇİN DEFNE YAPRAĞI : 10 adet defne yaprağını, 1 lt suyun içine atıp,1 gün boyunca bekletin ve suyunu için. Ayrıca, Egzama veya mantar hastalığı olan kişileri eşyalarını, kullanmayın. Naylon giyisilerden uzak durun.SAÇ DÖKÜLMESİNİ VE KELLİĞİ ÖNELEYEN BİTKİSEL KÜR : Eğer, saç dökülmesi nedeniyle, kel kalmak korj-kusu yaşıyorsanız, Ahmet Marankinin önerisini dinleyin deriz.GEREKLİ MALZEMELER:* 5 gr.sarımsak yağı,* 5 gr. ısırgan yağı,* 5 gr. çam yağı,* 5 gr.biberiye yağı,* 5 gr. badem yağı,* Saf zeytin yağı,HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Tüm yağları karıştırın. Saç diplerinize masaj yaparak uygulayın. 30 dak bekledikten sonra, saçlarınızı kayısı sabunu ile yıkayın. Fakat, çok aşırı yıkayarak, sürmüş olduğunuz yağalrı saçınızdan temizlemeyin. Yıkama işleminin ardından 3 lt suyun içine, 1 bardak üzüm sirkesi ekleyin ve saçlarınızı bu su ile durulayın. Kürün uygulama süresi 3 haftadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8934007187487192352-3334789608229334647?l=kulubcml.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kulubcml.blogspot.com/feeds/3334789608229334647/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8934007187487192352&amp;postID=3334789608229334647' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/3334789608229334647'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/3334789608229334647'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kulubcml.blogspot.com/2009/02/ahmet-maranki-egzama-icin-defne-yapragi.html' title='AHMET MARANKİ EGZAMA İÇİN DEFNE YAPRAĞI, SAÇ DÖKÜLMESİ İÇİN BİTKİSEL YAĞ'/><author><name>lale</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16755513744704125596</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SfR1iH_2I-I/AAAAAAAAAY4/M-R-efb8n7M/S220/7479686_lg%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8934007187487192352.post-7369880259949803504</id><published>2009-02-11T02:39:00.000-08:00</published><updated>2009-02-11T02:40:21.414-08:00</updated><title type='text'>AHMET MARANKİDEN DÖKÜLEN SAÇLAR İÇİN BİTKİSEL KÜRLER</title><content type='html'>Saçların dökülmesi, hem sinir bozucudur, hem de kellik korkusu yaratır. Saç dökülmesi ve kellik sadece erkeklere has bir durum değil tabiki. Sayıları erkekler kadar olmasa bile, pek kadın da saç dökülmesi ve kellik problemleriyle karşı karşıyadır. Saç dökülmelerini engellemek için, önce saçlarımızı canlandırmak ve güçlendirmek gerekir. Tam bu noktada, Dr. Ahmet Marankinin, saç dökülmeleri için uygulanabilecek kürleri devreye giriyor.&lt;br /&gt;CEVİZ KABUĞU KÜRÜ : 20 adet cevizin dış kabuğunu, 1 lt suda kaynatın. Saçlarınızı yıkadıktan sonra, son durulama suyu olarak, ceviz kabuğu suyunu kullanın. en az 3 hafta boyunca, sabah akşam saçlarınızı ceviz kabuğu suyu ile yıkayın.&lt;br /&gt;ŞİFALI YAĞLARDAN HAZIRLANAN KÜR: Ceviz yağı,badem yağı,sarımsak yağı ve çam terebentin yağını bir kapta karıştırın. Saç diplerinize bir kaç damla yağ ile friksiyon yapın. 20 gün uygulanan bu kür sonuda saçlarınız harika olacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8934007187487192352-7369880259949803504?l=kulubcml.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kulubcml.blogspot.com/feeds/7369880259949803504/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8934007187487192352&amp;postID=7369880259949803504' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/7369880259949803504'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/7369880259949803504'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kulubcml.blogspot.com/2009/02/ahmet-marankiden-dokulen-saclar-icin.html' title='AHMET MARANKİDEN DÖKÜLEN SAÇLAR İÇİN BİTKİSEL KÜRLER'/><author><name>lale</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16755513744704125596</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SfR1iH_2I-I/AAAAAAAAAY4/M-R-efb8n7M/S220/7479686_lg%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8934007187487192352.post-3167152162052737215</id><published>2009-02-11T02:36:00.000-08:00</published><updated>2009-02-11T02:37:09.339-08:00</updated><title type='text'>ahmet maranki  den</title><content type='html'>Çocuklarımızın sık sık boğazları şişer veya kızarır. Böyle durumlarda ilaca başvurmadan pratik ve doğal yöntemle tedavisini evde yapabilirsiniz :&lt;br /&gt;Çocuklarımızın sık sık boğazları şişer veya kızarır. Böyle durumlarda ilaca başvurmadan pratik ve doğal yöntemle tedavisini evde yapabilirsiniz :&lt;br /&gt;Bir bardak kaynamış soğutulmuş suyun içine bir tatlı kaşığı karbonat atıp, 6-7 damla tentürtüyot damlatıyorsunuz.Böylece doğal bir gargara elde etmiş oluyoruz.&lt;br /&gt;Bildiğimiz kulak kürdanına bir damla tentürtüyot damlatarak öncelikle çocuğun iltihaplı boğaz bölgesini temizliyoruz.&lt;br /&gt;Sonra doğal gargaramızla gargara yaptırıyoruz.15 dakika içinde ateşinin düştüğünü göreceksiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8934007187487192352-3167152162052737215?l=kulubcml.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kulubcml.blogspot.com/feeds/3167152162052737215/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8934007187487192352&amp;postID=3167152162052737215' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/3167152162052737215'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/3167152162052737215'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kulubcml.blogspot.com/2009/02/ahmet-maranki-den.html' title='ahmet maranki  den'/><author><name>lale</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16755513744704125596</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SfR1iH_2I-I/AAAAAAAAAY4/M-R-efb8n7M/S220/7479686_lg%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8934007187487192352.post-5265416269162615567</id><published>2009-02-11T02:33:00.001-08:00</published><updated>2009-02-11T02:34:08.418-08:00</updated><title type='text'>sağlık</title><content type='html'>Toplumumuzda herşey ılaca bağlanır. İlaçlara bağımlılığımız var. Boğazlarımız bıraz kızarınca veya bıraz öksürünce gelışıgüzel bır antıbıyotık alırız.Bu antıbıyotıkler de balgamı söktürmez, mıkrobu vücuttan çıkaramaz. Zamanla vücutta bağışıklık sağlarlar ve etkılerı kalmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplumumuzda herşey ılaca bağlanır. İlaçlara bağımlılığımız var.Boğazlarımız bıraz kızarınca veya bıraz öksürünce gelışıgüzel bır antıbıyotık alırız.Bu antıbıyotıkler de balgamı söktürmez, mıkrobu vücuttan çıkaramaz. Zamanla vücutta bağışıklık sağlarlar ve etkılerı kalmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun yerıne doğal antıbıyotıkler kullanmamız lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğal antıbıyotıkler nedır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarımsak, soğan doğal antıbıyotıktır. Bunları çok fazla tüketmek lazımdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu ıçın özel reçete olarak tavsıte ettığımız tarıf :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;500 CC (yarım lıtre) kaynamış soğumuş suya,kabukları soyulmuş bır baş sarımsak, yarım lımonu kabuğuyla dılım dılım doğrayıp ıçıne atın. Kapağını kapatıp (alımünyum folyoyla sararak ışık almasını engelleyebılırsınız) karanlık bır ortamda 4 gün bekletın. Dört gün beklettıkten sonra ıçınden posasını alın.&lt;br /&gt;Her kışa gırerken bır kaç defa bu doğal antıbıyotığı tekrarlarsanız savunma mekanızmanız güçlü olur. Her yemekten 15 dakıka önce aç karnına bır yemek kaşığı ıçebılırsınız.&lt;br /&gt;Dışarıdan gelen mıkrop ve vırüslere karşı etkılıdır.Hıç bır yan etkısı de yoktur. lımonu hayatımızdan çıkartmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarıfımız bır kışılıktır. Daha fazla su ve ölçüyle de yapabılırsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elmas Marankı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8934007187487192352-5265416269162615567?l=kulubcml.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kulubcml.blogspot.com/feeds/5265416269162615567/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8934007187487192352&amp;postID=5265416269162615567' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/5265416269162615567'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/5265416269162615567'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kulubcml.blogspot.com/2009/02/saglk.html' title='sağlık'/><author><name>lale</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16755513744704125596</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SfR1iH_2I-I/AAAAAAAAAY4/M-R-efb8n7M/S220/7479686_lg%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8934007187487192352.post-7177617740990382831</id><published>2009-02-11T02:09:00.000-08:00</published><updated>2009-02-11T02:10:08.812-08:00</updated><title type='text'>ekmek</title><content type='html'>GİMDES Genel Başkanı Dr. Müh. Hüseyin Kami Büyüközer, ekmekteki katkı maddelerini internet sitesinde açıkladı...&lt;br /&gt;26/01/2009 - 18:22&lt;br /&gt;Sitedeki bilgiler insanın tüylerini ürpertiyor. İnsan saçından domuz kılına kadar pek çok katkı maddesi içeren ekmek hastalıklara davetiye çıkarıyor...&lt;br /&gt;GİMDES (Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Derneği) Genel Başkanı Dr. Müh. Hüseyin Kami Büyüközer ekmekteki katkı maddelerini internet sitesinde açıkladı. Büyüközer'e göre ekmeğe katkı maddelerinin konulma sebebi şöyle; "Hamurun asidini artırmak, bayatlamayı geciktirmek, ekmek hatalarını ve hastalıklarını düzeltmek, su kaldırma oranını yükseltmek, hacim artışı sağlamak, un rekoltesini yükseltmek ."&lt;br /&gt;İŞTE O MADDELER&lt;br /&gt;E170 kalsiyum karbonat&lt;br /&gt;Hem renklendirici hem mineral tuz; kaya minerali veya kemikten elde edilir; diş macunu, beyaz boya, temizleme tozları, bisküvi, ekmek, kek, dondurma, dondurulmuş konserve sebze ve meyvede ve ilaçlarda kullanılır; yüksek dozlarda zehirlidir; safra, böbrek taşı, hemoroid, kabızlık ve fistül kanamalarına sebep olabilir. Ayrıca kemikten elde edilmesi ihtimali bu katkı maddesini en azından şüpheli hale getirir.&lt;br /&gt;E 471-E477 Mono&lt;br /&gt;Homojenleştirici. Bitkisel ve hayvani kökenli olabilir. Bitkisel kökenden türetilirse, helâl, hayvani unsurlardan türetilirse, şüphelidir. nE 280 propiyonik asit: Koruyucu olarak kullanılır. Migren ağrılarına sebep olabilir; doğal olarak mayalanmış gıdalarda, insan teri ve geviş getirenlerin sindirim organlarında bulunur, mayalanmış kağıt hamuru veya çürümüş lif bakterisinden elde edilir; ekmek ve un mamullerinde kullanılır.&lt;br /&gt;E 200 sorbik asit&lt;br /&gt;Koruyucu olarak kullanılır. Ciltte kaşıntı yapabilir.&lt;br /&gt;E420 sorbitol&lt;br /&gt;Kıvam artırıcı,suni tatlandırıcı ve nem tutucu; etli ve zarlı kabuksuz meyvelerden veya sentetik olarak glukozdan elde edilir; gıda, ilaç ve kozmetiklerde kullanılır. Bebek ve çocuk gıdalarında kullanmak yasaktır.&lt;br /&gt;E422 gliserin&lt;br /&gt;Kıvam artırıcı, tatlandırıcı ve nem tutucu, yağlı renksiz alkol; hayvansal veya bitkisel yağların alkalilerle ayrışması sonucu elde edilir; petrol ürünlerinden ve bazen propilenden sentetik olarak elde edilir; büyük miktarlar baş ağrısı, susuzluk, bulantı ve yüksek kan şekerine sebep olabilir.&lt;br /&gt;E920 Sistain&lt;br /&gt;Un işleme ajanı. İnsan saçı, başta domuz olmak üzere hayvan kılı ve tavuk tüyünden elde edilir. nE924 potasyum bromat: Un işleme ajanı. Bulantı, kusma, diyare ve sancılara neden olabilir.&lt;br /&gt;E928 benzoil peroksit&lt;br /&gt;Unun beyazlaması için kullanılır. Alerjik geçmişi olanlar sakınmalıdır. Büyüközer, "Bunlar migrenden alerjiye hatta kansere kadar birçok rahatsızlıklar oluşturabilen maddelerdir. Uygulamada ise bu katkı maddeleri bu isimleri ile değil ticari isimleri ile alınır satılır.&lt;br /&gt;Ayrıca fırınlarda bu katkı maddelerini hamura katacak eğitilmiş elemanların yetersizliği sebebi ile ekseriya limit aşımı tehlikesi de söz konusudur. Ancak ister paketli olsun, ister paketsiz satılsın çoğu ekmeklerde kullanılan katkı maddelerinin detay bilgileri yer almamaktadır. Bu da tüketiciyi zor durumda bırakmaktadır" şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;Peki ne yapacağız?&lt;br /&gt;Dr. Müh. Hüseyin Kami Büyüközer, "Peki ne yapacağız?" sorusunun cevabını ise şöyle veriyor: "Güvendiğimiz market veya fırından katkısız ekmek isteyelim. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın yeni tebliğinde ekmeğe, herhangi bir katkı maddesi katılmaz ise "etiket üzerinde ekmek adı ile birlikte 'katkısız' ifadesi kullanılır" şeklinde bir düzenleme getirildi. O halde öncelikle çevremizde katkısız ekmek üreten fırınları araştırmalıyız. Bulduktan sonra iyice sorgulamalıyız. Çünki maalesef ülkemizde üreticilerden doğru bilgi almak ekseriya zor olmaktadır. İyice emin olduktan sonra katkısız ekmek tüketmeliyiz.&lt;br /&gt;BEYAZ EKMEĞİ KALDIRIN&lt;br /&gt;Kepek ekmeğini tercih etmeliyiz. Çünkü buğday, sağlık açısından yararlı B2 ve B6 vitaminleri ile niyasin, folik asit, demir ve çinko içeriyor. Bu maddelerin daha çok yoğunlaştığı kısım olan buğdayın dış kabuğu, un yapımı sırasında ayrıştırılıyor ve ekmeğin besin değeri düşüyor. Bu nedenle kepek ekmeği yemek daha doğru."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8934007187487192352-7177617740990382831?l=kulubcml.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kulubcml.blogspot.com/feeds/7177617740990382831/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8934007187487192352&amp;postID=7177617740990382831' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/7177617740990382831'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/7177617740990382831'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kulubcml.blogspot.com/2009/02/ekmek.html' title='ekmek'/><author><name>lale</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16755513744704125596</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SfR1iH_2I-I/AAAAAAAAAY4/M-R-efb8n7M/S220/7479686_lg%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8934007187487192352.post-3676844100602010617</id><published>2009-02-08T12:13:00.000-08:00</published><updated>2009-02-11T02:41:57.208-08:00</updated><title type='text'>sağlıklı bir kek  biz bayanlara</title><content type='html'>Dolgun ve büyük göğüsler için kekMalzeme:* 1 su bardağı demlenmiş adaçayı ve civan perçemi çayı (1 tatlı kaşığı adaçayı ve irice bir tutam civanperçemi 1-2 dakika kaynar suda demlenirse yeterlidir).* 1 su bardağı keten tohumu* 1 su bardağı soya unu* 2 su bardağı normal un* Yarım su bardağı soya yağı* 3 yumurta* 1 vanilya* 1 kabartma tozu* 1 su bardağı şeker.Yapılışı:Önce yağ, şeker ve yumurta 5 dakika kadar mikserle çırpılır. 1 tahta kaşıkla un, vanilya ve kabartma tozu eklenir. Su, adaçayı ve keten tohumu hepsi katılır ve tahta kaşıkla harman yapılır. Yağlanmış tepsiye dökülürek ısıtılmış fırına verilir.Yararları: Büyüme çağında östrojeni desteklerAdaçayı en doğal östrojen kaynaklarından biridir. Aynı şekilde soya ürünleri de fitoöstrojenler dediğimiz doğal bitkisel kaynaklı östrojen içerir. Büyüme çağında östrojenin doğal yolla desteklenmesi, ikincil cinsel organların gelişmesini destekler. Normalde bayanlarda östrojen düzeyi yükselince de göğüslerde dolgunluk artar. Keten tohumu da göğüs büyütücü özelliğe sahiptir. Memekanseri olanların da bu tarifi uygulamamalarını öneririm. Bu kekten, kilo problemi olmayanlar günde 2-3 dilim tüketebilir.Prostattan koruyan çorbaMalzeme:* 1 kilo taze yaz domatesi* 6-7 adet kurutulmuş domates* 200 gr. bal kabağı* 2 avuç kabak çekirdeği içi* 4 tatlı kaşığı keten tohumu* 2 çorba kaşığı sıvı yağ* 4 diş sarımsak* 7-8 dal saplarıyla beraber maydanoz* 2 tatlı kaşığı zerdecal* 1 kahve kaşığı tuz* 2 çorba kaşığı soya unu* Yeterince su (Yaklaşık 4-5 kişilik)Yapılışı:Domatesler ayrı bir kapta püre haline getirilir. Yağ, soya unu ve sarımsak da başka bir kapta hafifçe kavrulup domates püresi ve parçalanmış kuru domatesler, keten tohumu, kabak çekirdeği içi, doğranmış maydanoz, tuz ve zerdecal eklenerek pişirilir.Yararları: Prostat büyümesini önlerDomates özellikle de yaz domatesi, bol miktarda prostat kanserine karşı koruyucu olan 'likopen' içerir. Kuru domateste ise normal domatese göre 4-5 misli daha da yüksek likopen vardır. Çorba bulunan keten tohumu da prostat büyümesi ve kanserine karşı yararlı bitkisel yağlar içerir. Kabak çekirdeği ise bol miktarda çinko içerdiği için prostat sağlığı için özellikle yararlıdır. Normalde de erkekler için günde bir avuç tuzsuz kabak çekirdeğini, hem içindeki bitkisel yağları hem de prostat sağlığı için ayrıca gerekli çinko ihtiyacını karşılamak amacıyla öneriyorum. Soyadaki genistein adı verilen bir proteinin, tümör büyümesine yardımcı olan damar genişlemesini azalttığı bilimsel olarak ispatlanmıştır. Maydanoz ve özellikle sapı ise idrar söktürücü ve prostatın şişmesine engel olucu özelliğiyle, her türlü idrar yolu problemlerinde yararlı bir katkıdır. Zerdeçalın içindeki kürkünün maddesi ise içerdiği antioksidanlarla prostatta kanser oluşmasını önler.Mide ekşimesi ve reflü için leblebili karışımMalzeme:* 150 gr. tuzsuz sarı leblebi* 2 çorba kaşığı rezene tohumu* 2 çorba kaşığı kaya şekeri (Aktarlarda bulunur, beyaz kaya gibi yarı şeffaf şekerdir. Bazı kişiler buna nöbet şekeri de derler)* 1 tatlı kaşığı kişniş* 1,5 tatlı kaşığı anasonYapılışı:Tüm malzeme mutfak robotuna konulur, hepsi homojen bir karışım haline gelene kadar parçalanır. Bu karışım kapalı bir kavanoza aktarılır. Her yemekten 5 dakika sonra, iki tatlı kaşığı kadar yenilir.Yararları: Asit fazlasını alır mideyi rahatlatırTuzsuz sarı leblebi midedeki fazla asidi ve suyu almaya yararlıdır. Rezene tohumu ve anason ise sindirim sitemi kaslarını rahatlatarak ve spazmı çözerek ayrıca da mide asit miktarını azaltarak hem mide ekşime ve yanmalarına iyi gelir, hem de asidin yukarı doğru ters yönde gitmesine bir ölçüde engel olur. Eğer aşırı acılı, baharatlı, turşulu ve asitli yediyseniz ve de yemek sırasında fazla miktarda su veya sıvı almadıysanız bu karışımı her öğünden sonra ikişer tatlı kaşığı kadar almak sizi çok rahatlatacaktır. Aynı zamanda kaya şekeri ve kişniş de mideyi rahatlatıcı, serinletici ve hazmettirici özelliklere sahiptir. netten alıntıdır&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8934007187487192352-3676844100602010617?l=kulubcml.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kulubcml.blogspot.com/feeds/3676844100602010617/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8934007187487192352&amp;postID=3676844100602010617' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/3676844100602010617'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/3676844100602010617'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kulubcml.blogspot.com/2009/02/saglkl-bir-kek-biz-bayanlara.html' title='sağlıklı bir kek  biz bayanlara'/><author><name>lale</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16755513744704125596</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SfR1iH_2I-I/AAAAAAAAAY4/M-R-efb8n7M/S220/7479686_lg%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8934007187487192352.post-8166140972808839280</id><published>2009-02-08T12:05:00.000-08:00</published><updated>2009-02-08T12:37:28.700-08:00</updated><title type='text'>adaçayı nın faydalari</title><content type='html'>&lt;span style="color:#ff6666;"&gt;&lt;strong&gt;arkadaşlar gerçek adaçayının resmi esas faydalı olanın yaprakları kadifeli&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SY9AcufrxfI/AAAAAAAAARA/tkjQb2LbML4/s1600-h/TIBBÄ°+ADAÃ‡AYI.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5300526148699801074" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 160px; CURSOR: hand; HEIGHT: 149px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SY9AcufrxfI/AAAAAAAAARA/tkjQb2LbML4/s320/TIBB%C4%B0+ADA%C3%87AYI.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ffff00;"&gt;Soğuk günlerin sıcak ilacı Adaçayı&lt;br /&gt;Bu soğuk günlerde, hem içinizi ısıtacak, hem de sağlığınıza sağlık katacak bir içecek arıyorsanız, hiç tereddüt etmeden size şu tavsiyede bulunabiliriz; kış aylarında bol bol adaçayı için... Mükemmel bir antiseptik, yani “mikrop kırıcı” olan adaçayı, vücutta tam anlamıyla bir antibiyotik gibi görev yapar. Bu özelliği dolayısıyla Birinci Dünya Savaşı sırasında, ilaç bulunamadığı için yaralı askerlere, kaynatılmış adaçayının suyu ile pansuman yapıldığı bilinmektedir.Son derece sağlıklıKızılderililer tarafından da “kutsal bitki” olarak kabul edilen adaçayı, sıkça içildiğinde tüm bedeni güçlendirir ve kalp krizi tehlikesini azaltır. Özellikle gece terlemelerinde, yardımcı olabilecek en önemli bitkidir. (Bu konuda lavanta çiçeği de çok etkilidir.) Adaçayının kan temizleyici etkisi vardır. Solunum organlarını ve mideyi balgamsı salgılardan temizler, iştah açıcıdır. Sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını giderir, mide bulantısını keser. Nezle ve boğaz ağrılarına iyi gelir. Doğal östrojen içerdiği için, menopoz dönemindeki hanımların bol bol adaçayı içmesi tavsiye edilir. Astım hastaları için son derece yararlıdır. Kramp çözücü etkisi sayesinde, ishalde de çok rahatlatıcıdır. Adaçayı ile gargara yapmak, bademcik iltihabı, boğaz hastalıkları, diş iltihaplanmaları, yutak ve ağız boşluğu iltihaplanmalarında son derece yararlıdır. Zayıf ve güçsüz çocuklara balla tatlandırarak adaçayı içirilirse, hem hastalıklardan korunacaklar, hem de gelişmelere daha sağlıklı olacaktır.Menopoz terlemelerine çözümBol miktarda doğal östrojen içeren adaçayı, özellikle hanımların menopoz döneminde ateş basması ve gece terlemeleri gibi şikayetlerini azaltma konusunda oldukça etkilidir. Adaçayını hazırlarken; bir su bardağı sıcak suya bir tatlı kaşığı adaçayı yaprağı atıp 5-10 dakika demleyin. Aynı şekilde hazırlayıp her gün 2-3 bardak içebilirsiniz. Bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. Gargara için kullanırken2-3 tatlı kaşığı kurutulmuş adaçayı yaprağı, 2 bardak soğuk suya eklenir ve ateşe konur. Kaynamaya başlayınca ocaktan indirilir ve üstü kapalı olarak 15 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 3-5 kere gargaralar yapılır. Yapılan gargaraların en az 2-3 dakika sürmesi gerekir. Kaynama sırasında adaçayının yanına bir parça kekik eklenirse etkisi daha fazla olur. Adaçayından verem ilacı yapıldı Konularında uzman üç bilim adamı; İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden Prof. Dr. Gülaçtı Topçu, Türkiye Bilimler Akademisi şeref üyesi Prof. Dr. Ayhan Ulubelen ve Mikrobiyolog Prof. Dr. Candan Bozok Johannson, geçtiğimiz yıllarda adaçayı konusunda uzun süren ortak bir çalışma yürütmüşlerdi. TÜBİTAK’ta yapılan araştırma kapsamında, yarısı sadece ülkemize özgü olmak üzere 90 türü bulunan adaçayının 50 türü incelemeye alınmıştı. Sonuçta bazı adaçayı türlerinin verem mikrobuna karşı yüksek oranda etkili olduğu belirlenmiş ve ilaç üretimi gerçekleştirilmişti. Bu araştırma, dünyanın saygın bilim dergilerinden “J. Natural Products”ta da yayınlanmış, ayrıca Türk Patent Ofisi’nde “00879” sıra numarasıyla patentlenmişti. İlacın halen kullanılan Streptomycin, Rifampicin, Kanamycin, Isonikotinikasit Hidrazid, Ethambutol, Ethionamide gibi verem ilaçlarından daha etkili olduğu da açıklanmıştı. Öksürük ve balgam için * Bir tutam gül hatmi kökü, bir çorba kaşığı anason, bir çorba kaşığı adaçayı, 50 gram meyan kökü, iki tutam çam yaprağı karıştırılır. Ufalanıncaya kadar bir havanda dövülüp bir kavanoza konur. Günde 3 defa (sabah, öğle, akşam) bu karışımdan 2 tatlı kaşığı bir su bardağı kaynak suyun içine konup 15-20 dakika süreyle demlenir. Sonra süzülerek ılık ılık içilir.* İdrar yollarıyla ilgili bu şikayetlerde; bir demliğin içine 3 su bardağı su koyun. İçine bir tutam adaçayı, bir tutam kuru papatya, bir tatlı kaşığı kekik ve bir çay kaşığı anason katarak 15 dakika kadar kaynatın. Sabah, öğlen ve akşam 2’şer çay bardağı balla tatlandırarak için.Saçlarınız için harika bir doğal şampuan Papatya ve adaçayı, cilt sağlığı konusunda çok etkili bitkileridir. Papatya antiderzik etkisiyle özellikle hassas ciltlere iyi gelir. Saç köklerini güçlendirir, dökülmesini önler, saç derisini derinlemesine temizler, köklerine kadar nüfuz ederek saçı canlandırır. Adaçayı ise yağlı saçların fazla yağını alıp, deriyi temizler, ölü hücreleri yok eder, saç derisini canlandırır, sıkıştırır, saç dökülmesini önler, derinlemesine temizlik sağlar. Bu iki bitkinin bir arada kullanılması çok faydalıdır.8 bardak kaynatılmış suya birer avuç adaçayı ve papatya konur, üstü kapalı olarak 5 dakika kaynatılır. 30 dakika demlenir, süzülür. İşte her banyodan sonra saçlarınız için çok besleyici ve etkili bir tonik. Yıkanmış temiz saçlar ve saç dipleri bu tonik ile ovularak çalkalanır, soğuk olarak kullanılması daha etkilidir. Saçlar bu bitki suları ile beslenir, güçlenir. Daha sonra duru su kullanılmaz. Alzheimer ve unutkanlığa karşı etkili Şifalı bitkilerle ilgili en eski metinleri inceleyen Britanyalı bilim adamları, adaçayının hafıza üzerinde etkili olduğu sonucuna vardı. Britanya’nın Newcastle ve Northumbria üniversitelerinde yürütülen araştırma için 44 denek seçildi. Deneklerin bir kısmına adaçayı yağı, bir kısmına da etkisiz maddeler içeren tabletler verildi. Daha sonra yapılan kelime hatırlama testlerinde adaçayı tableti alanların çok daha başarılı olduğu görüldü.  netten&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8934007187487192352-8166140972808839280?l=kulubcml.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kulubcml.blogspot.com/feeds/8166140972808839280/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8934007187487192352&amp;postID=8166140972808839280' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/8166140972808839280'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/8166140972808839280'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kulubcml.blogspot.com/2009/02/adacay-nn-faydalari.html' title='adaçayı nın faydalari'/><author><name>lale</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16755513744704125596</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SfR1iH_2I-I/AAAAAAAAAY4/M-R-efb8n7M/S220/7479686_lg%5B1%5D.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SY9AcufrxfI/AAAAAAAAARA/tkjQb2LbML4/s72-c/TIBB%C4%B0+ADA%C3%87AYI.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8934007187487192352.post-4538177014353494114</id><published>2009-01-03T03:58:00.000-08:00</published><updated>2009-01-09T02:35:55.050-08:00</updated><title type='text'>soğan kürü</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Kuru Soğan&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#006600;"&gt;Değerli okuyucu, kuru soğan üzerine olan ilk çalışmalarıma seksenli yılların ortalarında başlamıştım. Aynı zamanda sarımsak ve pırasayı da inceliyordum. Çünkü, üçü de aynı familyadandır.Topraktan henüz çıkmaya başlamış, bu üç bitkinin taze filizlerini kopartıp tadına baktığınızda damak tatları birbirinin aynıdır. Onları birbirlerinden ayırt etmek zordur. Ancak, bir-iki haftadan itibaren morfolojileri, kimyaları ve tatları giderek belirgin şekilde farklılaşır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her üçünde de antibakteriyel (antibiyotik) ve ağrı kesici (analjezik) özelliği olan etkin maddeler bulunmaktadır. Yetişkin dönemlerine gelindiğinde doğal antibiyotik güç, sarımsakta en fazladır. Soğanda bu güç orta derecede bulunurken, pırasada bu ölçü en minimum düzeyde kalır. Yetişkin soğanın ağrı kesici gücü ise maksimum düzeye çıkar. İleri tarihlerde sarımsak ve pırasanın içeriğinde saklı olan etkin özelliklerini ayrı başlıklar altında sizlere tanıtmaya çalışacağım. Çünkü, aynı aileye (familya) ait bu üç sebze yetişkin evrelerinde kür olarak uygulandıklarında birbirlerinden tamamen farklı hastalıklara karşı potansiyel bir güç oluşturabilmektedirler. Pırasa, böbrekte oluşan litogen yapıya karşı etkili olurken, sarımsak ise vücudun bazı bölgelerinde oluşan plaklara karşı etkin rol oynayabilmektedir. Bu kısa girişten sonra bugünkü, sebzemize tekrar geri dönelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onu doğrarken göz yaşlarını tutmak ne mümkün… Gözlerden yaş gelmesine sebep olan yapısında kükürt bulunan propanthial-S-oksit maddesidir. Eğer, soğanı doğrarken göz yaşı dökmek istemiyorsanız, ağzınıza bir lokma ekmek alıp çiğneyerek doğrayınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkekler için&lt;br /&gt;Yıllar önce kuru soğanı araştırırken prostatit’e (prostat içi iltihaplanma) bağlı ağrı çeken erkeklerin imdadına yetişebileceğini bulmuştum. Prostatit’e bağlı ağrı çeken bazı hastalar için uygun bir ağrı kesici bulmak da çok zordur. Bilinen hiçbir ağrı kesici onlara derman olmaz. Almanya’da “Medizin Forum-Prostatitis” sitesine yazı yazan bir prostatit hastası, prostatit’e bağlı sürekli ağrı çektiğini ve bu durumun kendisini intiharın eşiğine getirdiğini yazmıştı. Bu hastaya soğan kürünü uygulamasını önermiştim. Aradan birkaç gün geçtikten sonra nasıl teşekkür ettiğini halâ unutamam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınlar için&lt;br /&gt;Zaman zaman geçmişte araştırdığım bir bitkiye tekrar tekrar geri döner, yeni elde ettiğim deneyimlerimin ışığında onu tekrar araştırmaya başlarım. Kuru soğanın rahim ve yumurtalıklar üzerinde nedenli etkili olabildiğini buldum. Onu, 2009 un bitkisi olarak tanıtmayı düşünüyordum ki, yaşlılığa bağlı eklem kireçlenmesini ortadan kaldırıcı bitkiyi buldum. Bu nedenle 2008 in son aylarında kuru soğanın bu potansiyel gücünü erken açıklamayı daha uygun buldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuru soğan, polykistik Over Sendromu (PCOS) yaşayan bayanların imdadına yetişen mükemmel bir destekleyici ve yardımcı tedavi imkânı sunmaktadır. Erken menopoza giren bayanların da imdadına yetişebilmektedir. Küçük ve orta çaplı miyomu olan bayanlar da kuru soğan küründen istifade edebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Polikistik over şikâyeti olanlar, büyük bir olasılıkla kürü uygulamaya başladıktan bir-iki gün sonra beyaz-sarı renkte bolca akıntı yaşamaya başlayabilirler. Uzun zamandan beri adet (regl) görmüyorlar ise, adet görmeye başlayabilmektedirler. Aynı şekilde menepoza yeni girmiş bayanlar da tekrar düzenli adet görmeye başlayabilmektedirler. Rahim duvarı incelmesi olan bayanların rahim duvarlarının kalınlaşmasında da etkilidir. O sanki, kadınların rahim ve yumurtalıkları için yaratılmış bir sebze…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Endometrioma (çikolata kisti), rahimin içini döşeyen zar tabakasının (endometrium) yumurtalıklarda bulunması ve her adet döneminde kanayarak kistik yapı oluşturmasına denir. Bu kistin içi, kahverengi kıvamlı sıvı ile doludur bu nedenle çikolata kisti de denir. Hastalar hekimlerine kısırlık, sancılı veya ağrılı adet görme, ilişki esnasında ağrı görme veya fazla miktarda adet görme şikâyeti ile başvururlar. Başlangıç evresinde olan endometrioma tedavisinde de oldukça güçlü bir yardımcı tedavi imkânı sunar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kür: Polykistik over’e, erken menopoza ve miyomlara karşı&lt;br /&gt;İki bardak klorsuz suyu (yaklaşık 250-300 ml) kaynatınız. Orta boy yemeklik kuru soğanın en dış açık kahverenkli ince kabuğunu soyduktan sonra dörde veya altıya bölüp kaynamakta olan suyun içerisine atınız. Ağzı kapalı olarak beş dakika kaynattıktan sonra ocaktan indirip ılımaya bırakınız. Ilıyınca, süzülür ve ılık olarak bir su bardağı öğle yemeğinden on dakika önce içilir. Aynı şekilde akşam yemeğinden önce tekrar taze olarak hazırlanıp on dakika önce içilir. Bu küre onbeş gün devam edilir ve kür sonlandırılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dikkat: Kırmızı veya mor soğan amaca uygun değildir. Uygulanacak olan soğan kürünün taze hazırlanması ve ılık olarak içilmesi şarttır. Soğuk olarak veya beklemiş haşlama suyu içilmemelidir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Not: Buradaki bilgilerin herhangi bir rahatsızlığı teşhis amacı kesinlikle yoktur. Bir rahatsızlığınız var ise, mutlaka bir hekime danışınız.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.saracoglu.at/"&gt;http://www.saracoglu.at/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#663366;"&gt;*****************************&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ffff00;"&gt;KOÇCanim benim. Ya ben yerim senin o duygusal , mütevazi, ince, anlayis yumagi duygularini! Sen seçildinde mi gönderildin bu dünyaya. Bir insan bu kadar mi düzgün, bu kadar mi programli, bu kadar mi anlayisli olabilir.. Bu koçlar var ya, IQ seviyesi yüksek insanlarin burcudur. Dost insan, güzel insan. Insan gibi insan. Allah seni basimizdan, yanimizdan eksik etmesin. Iyi ki varsin! Allah herkese koç gibi dostlar nasip etsin insallah. Bitanembenim, canim canim…&lt;br /&gt;BOGA&lt;br /&gt;Ayy benim güzeller güzelim. Bu bogalar var ya dünya tatlisi, yer gökharikasi, seker mi seker insanlardir. Bal bunlar bal. Bunun sohbetine doyumolmaz. Iyi sevgili, iyi arkadas, iyi,iyi,iyi,…… say say bitmez bunlar.Hatta bak yazmayayim dedim, ama dayanamayacagim ve sizinle de paylasacagimbu gerçegi. Biliyor musunuz ki sizler;“bir koç bir dünyaya bedeldir”…Onlar sanli burç aleminin, yere göge sigmaz, harikulade burç gurubudur.&lt;br /&gt;IKIZLER&lt;br /&gt;Halt etmis sana iki yüzlü diyenler. Onlar seni çekemiyorlar. Rahatligin,her ortama uyum saglayisin, pratik zekan… Taaa biii ki kiskanirlar senisekerim. Kim senin gibi kadar özgüven sahibi olmayi istemez ki. Sen hiçbirzaman unutma ikizler, seni hayatin boyunca çekemeyenler olacaktir. Sen hiçtakma o güzel kafani onlara. Sen burçlarin en sevimlisisin. Adin ikizlerama, sen bitanesin.&lt;br /&gt;YENGEÇ&lt;br /&gt;Allah seni yaratti, melekleri niye yaratti. Ya kardesim nedir bu zerafet,karizma… Sen miknatis misin nesin? Bir insan her girdigi ortamda bu kadarilgi çekmeyi nasil basarir. Hem de hiçbir çaba bile sarf etmeden. Yoksa senmükemmelligin es anlami misin? Kim istemez annesi yengeç burcu olsun, esibir yengeç burcu olsun. Sen var ya olmazsa olmazsin. Burçlarin bas tacisin.&lt;br /&gt;ASLAN&lt;br /&gt;Heyt bee.. gözümüzün senligi, gönlümüzün nuru. Afet-i devran, mükemmel-icihan. Aslan mi bu aslan. Senin kadar aynalarla barisik olan var mi sudünyada. Sen ki güzelligin simgesi, yer yüzünün günesi. Senin bütünfallarinda nazar çikacaktir. Mümkündür. Baska mümkünati da yoktur. Allahseni kem gözlerden korusun insallah, emi?&lt;br /&gt;BASAK&lt;br /&gt;Merhametlim benim. Karincayi bile incitemeyen, hassas , sevgi dolu, güzelbasagim benim. Efendiligin simgesi, kibar insan. Seni varya anlatacakkelime bulamiyorum. Nesin sen? Yoksa kanatsiz bir melek mi? Herkesiniyiligini düsünen, verici , vefakar basak. Senin adin basak degil, barisin, temizligin simgesi beyaz güvercin olmaliydi. Neyse canim üzülme. Bizbiliyoruz ya yeter. Üzülme tamam mi? Beyaz güvercinim benim.&lt;br /&gt;TERAZI&lt;br /&gt;Hay sana dengesiz diyen o dengesizler. Ben onlara ne diyeyim bilmiyorum ki!Yahu sen olmasan varya, su insanoglu soyunda bir eksiklik bir yitim olurdu.Sen dengesin insanlik için. Alem buysa kral sensin. Sen susarsan bir neden,konusursan ayri bir neden vardir. Marifetli, kabiliyetli, en artili burçsensin. Senin üstüne burç taniyan, megalomandir. Söylesene senin üstüneburç mu vardir? Ben ki sahsi fikrim, senden iyisini bilmem, tanimam,görmem.&lt;br /&gt;AKREP&lt;br /&gt;Herkes bir akrep olarak dogmayi isterdi inan bana. Güzel gözlerin, gururun,albeninin temel tasi akrep. Senin kadar hayatina hakim, senin kadar yaptigiisin arkasinda durabilen kaç kisi kaldi artik. Allah senin soyunu eksiketmesin. Sen ki, bir bakisiyla buzlari eritebilen, insana senin için Ferhatolup daglari delmeyi istettirebilen insan. Kim demisse sana fesat diye,onlarin hepsi…… Neyse, yine açtiracaklar agzimi. Senin güzelgözlerin bile yeter o kiskançlara. Sen görmezden, duymazdan gel ofesatlari.&lt;br /&gt;YAY&lt;br /&gt;Kainatin bir burcu olsa , kesin yay olurdu. Sanatkar, vefakar, dogru dürüstinsan dedikleri sen olsan gerek. İçinde bir tek yay olmayan bir arkadasgrubunu, ugruma ölecek olsalar bile tanimam ben. Senin heyecan budalasioldugunu sanan bir grup kendini bilmez, senin o insana hayat veren enerjiniçekemeyenlerdir. Burçlar aleminin kozmik mucizesisin sen. Senin havan bileyeter güzelim. Çatlasin çekemeyenlerin.&lt;br /&gt;OGLAK&lt;br /&gt;Sana inatçi diyorlar diye üzülme. Onlar senin istikrarina giptayla bakip,senin yarin bile edemeyen kisiler. Dürüstlük senin burç genlerinde var.Bütün alimler, bilginler genelde oglaktir. Oglak burcu olmak bile, tekbasina bir sereftir. Hatta oglak burcu olarak dogamamis kadersizler için,oglak burcunu birinci dereceden akrabasi olmak bile ayri bir sereftir. Senkivrak zekanla, zaten her zaman bir sifir öndesin.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ffff00;"&gt;KOVA&lt;br /&gt;Hep çevresindekileri düsünen, insancil duygulari fazla gelismis, sevgi dolukovalar. Allah sizin iyiliginizi versin emi? Ayol bu ne vericilik, bu negenis bir yürek öyle. Sana sabit fikirli diyenler, senin her fikrinin bircevher oldugundan habersiz mi? Esitlik senin için ne kadar önemli. Ah keskeherkes senin çeyregin kadar bile olabilse. Sen çok yasa emi?&lt;br /&gt;BALIK&lt;br /&gt;Insanlar öyle duygu yoksunu olmuslar ki, senin bu yaradilisin özüduygusalligini alaya alacak kadar saçmalayabiliyorlar bazen. Sen paranoyakdegilsin canim, ince fikirlisin. Ama nerdeee, bu ayrimi yapacak kafabazilarinda. Ben senin o yanagina düsen göz yasini seviyorum, o hüzün dolubakisini seviyorum, o sevgi dolu , gizemli yüregini seviyorum. Sana sikicidiyenler bogum bogum sikila insallah. Sen ferah tut kendini. Rahat ol,bosver, takma o çan çan çeneleri kafana&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8934007187487192352-4538177014353494114?l=kulubcml.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kulubcml.blogspot.com/feeds/4538177014353494114/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8934007187487192352&amp;postID=4538177014353494114' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/4538177014353494114'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/4538177014353494114'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kulubcml.blogspot.com/2009/01/bakalm-burlar-ne-diyor.html' title='soğan kürü'/><author><name>lale</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16755513744704125596</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SfR1iH_2I-I/AAAAAAAAAY4/M-R-efb8n7M/S220/7479686_lg%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8934007187487192352.post-8992238692976695644</id><published>2009-01-03T03:26:00.000-08:00</published><updated>2009-01-03T03:43:29.608-08:00</updated><title type='text'>aşk</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;color:#ff0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ffff33;"&gt;Aşkın Bilinmiyen Kanunları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte kimi zaman düşündüren, kimi zaman da güldüren aşk kanunları:&lt;br /&gt;- Harris Aksiyonu: Bütün iyiler kapılmıştır.- Paralel Teori: Harika yaratık eğer kapılmamışsa, mutlaka bir nedeni vardır.- Evrensel Gerçek: Aşkın gözü kördür. Diğer Evrensel Gerçek: Evlilik insanın gözünü açar.- Conways Kanunu: Yanınıza yaklaşan genç ve güzel kız, sizinleilgilendiğinden değil, birini kıskandırmak için etrafınızda dönüyordur.- Beyaz Atlı Prens Kanunu: Prensi bulacağım diye çok kurbağa öpülür.- Donckels Perşembe Gecesi Kanunu: Gece saat üçte sadece şişkolar kalır.- Donckels Cuma Sabahı Kanunu: Pencere benim pencerem değil, oda benim odam değil, yanımdaki kim?- Kazablanka Kanunu: Sizinle beraber olsun diye sürekli para harcadığınız top model, gecenin sonunda resminizi çeken paparazzi ile buluşacaktır.- Onasis Kanunu: Para aşkı satın alamaz, ama çok şey halleder.- Gold Card Kanunu: Siz onun saçının rengine vurulduysanız, o da sizin kredi kartınızın rengiyle ilgileniyor olabilir.- Meyer Kanunu: Kuru fasulye yedikten sonra arabaya otostopçu kız alınmaz.- Olasılık Kanunu: Çok güzel, kibar, akıllı, hoş, zeki, cici bir kızla karşılaşma şansınızın arttığı yer, sizden daha yakışıklı, akıllı, zengin bir arkadaşınızın yanıdır.- Evrensel Kanun: Kadın erkeği anladığı anda, onun ne söylediğini dinlemekten vazgeçer.&lt;br /&gt;- Markus Kanunu: Her zaman daha iyisi vardır.&lt;br /&gt;- İkinci Markus Kanunu: Kaçmanız gerektiği anda göreceğiniz kabus, bacaklarınızın tutmadığıdır.&lt;br /&gt;- Rudner Kanunu: Beraber olduğunuz erkek; olgunlaştığında, yeni bir iş bulduğunda, tedavi gördüğünde düzelecek zannediyorsanız, bugün terk edin.&lt;br /&gt;- Temel Kanun: Aşk hayal gücünün aklı yenmesidir.&lt;br /&gt;- İstisna Kanunu: Kadınlar ya her şeyi unutur, ya her şeyi hatırlar.&lt;br /&gt;- Groening Kanunu: Evlilik deyince kadınlar merasimi anlatır, erkekler delikanlılık yıllarını.&lt;br /&gt;- Evlilik Kanunu: Tek başınayken, asla yaşamadığın sorunlara iki kişinin beraberce çözüm bulması sanatı.&lt;br /&gt;- Thom Kanunu: Evliliğin süresi, evlilik törenine harcanan parayla ters orantılıdır.&lt;br /&gt;- Grant Kanunu: ‘Tam evlenilecek kadın’ dediğiniz kadın, sizi nikahına davet edecektir.&lt;br /&gt;- Murphy Kanunu: Çöpü kim indirecek kavgası, her seferinde çöp kamyonu sokaktan geçtikten sonra biter.&lt;br /&gt;- Hartley Kanunu: Kendinizden daha çılgın biriyle asla beraber olmayın&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8934007187487192352-8992238692976695644?l=kulubcml.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kulubcml.blogspot.com/feeds/8992238692976695644/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8934007187487192352&amp;postID=8992238692976695644' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/8992238692976695644'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/8992238692976695644'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kulubcml.blogspot.com/2009/01/ak.html' title='aşk'/><author><name>lale</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16755513744704125596</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SfR1iH_2I-I/AAAAAAAAAY4/M-R-efb8n7M/S220/7479686_lg%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8934007187487192352.post-1392724876399246820</id><published>2008-12-24T03:05:00.001-08:00</published><updated>2008-12-24T03:08:25.723-08:00</updated><title type='text'>çiçeklerin dili</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;AÇELYA : Nefse hakimiyet.&lt;br /&gt;AÇELYA HİNT : "Gerçek şu ki, herşey bitti!"&lt;br /&gt;ADAÇAYI Eşler arasında "Biz iyi bir aileyiz" mesajıdır.&lt;br /&gt;AKASYA (PEMBE VEYA KIRMIZI) Güzellik, zerafet ve incelik; "Seni beğeniyorum."&lt;br /&gt;AKASYA (BEYAZ) Dostluk; "Bizimki temiz bir sevgi, belki biraz arkadaşça..."&lt;br /&gt;AKASYA (SARI) Platonik aşk, isimsiz aşık..&lt;br /&gt;ANANAS "Sen kusursuz birisin!"&lt;br /&gt;ARDIÇ "Seni koruyacağım!"&lt;br /&gt;AYÇİÇEĞİ (ÇİÇEK OLARAK) "Sana tapıyorum!"&lt;br /&gt;BADEM "Aşkımızın sürmesini ümit ediyorum."&lt;br /&gt;BİBERİYE Anma&lt;br /&gt;ÇAN ÇİÇEĞİ "Aşkımıza sadakatle bağlıyım!"&lt;br /&gt;ÇİNGÜLÜ "Zarif ve çok güzelsin!"&lt;br /&gt;ÇUHA ÇİÇEĞİ "Çok güzelsin."&lt;br /&gt;DEFNE Terfi eden kişilere gönderilir; "şan, ün, görkem" anlamı taşır.&lt;br /&gt;EĞRELTİOTU Samimiyet.&lt;br /&gt;ELMA "İtiraf etmem gerekirse, seni görünce şeytana uyasım geliyor; ya senin?"&lt;br /&gt;ERİK "Sözüme sadık kalacağım."&lt;br /&gt;FESLEĞEN İyi dilekte bulunmak için.&lt;br /&gt;FULYA "Sevgilim, geri dön!"&lt;br /&gt;GARDENYA "Beni unutma; gerçek aşkımsın..."&lt;br /&gt;GELİN EL ÇİÇEĞİ "Mutlu olabiliriz."&lt;br /&gt;GÜL Sevgiyi ifade eder.&lt;br /&gt;GÜL (PEMBE) "Arkadaşımsın."&lt;br /&gt;GÜL (KIRMIZI) "Seni seviyorum; ihtirasla bağlıyım sana!"&lt;br /&gt;GÜL (KIRMIZI &amp;amp; BEYAZ) Birliktelik isteği.&lt;br /&gt;GÜL GONCASI (KIRMIZI) "Genç ve güzelsin."&lt;br /&gt;HANIMELİ "Sana olan bağlılığım sonsuza kadar sürecek."&lt;br /&gt;HERCAİ MENEKŞE "Beynimi işgal ediyorsun; ama ben bu durumdan şikayetçi değilim..."&lt;br /&gt;IHLAMUR Evli çiftler için "Seni seviyorum" anlamı taşır.&lt;br /&gt;İSPANYOL YASEMİNİ "Bence, sen çok seksi ve şehvetlisin!"&lt;br /&gt;KAKTÜS İçtenlik; "Aşkımız için zorluklara katlanmalıyız!"&lt;br /&gt;KAMELYA "Kusursuz bir aşıksın!"&lt;br /&gt;KARANFİL Kişinin kendine olan öz saygısını ve güzelliği ifade eder.&lt;br /&gt;KARAÇALI "Dostluğumuz uzun ömürlü olsun!"&lt;br /&gt;KARANFİL (KOYU KIRMIZI) "Kalbimi kırdın!"&lt;br /&gt;KARANFİL (PEMBE) "Seni unutmayacağım..."&lt;br /&gt;KARANFİL (KIRÇILLI) "Üzgünüm, ama bitmek zorunda..."&lt;br /&gt;KARANFİL (SARI) "Beni hayal kırıklığına uğrattın!"&lt;br /&gt;KREZENTEM (BEYAZ) "Bana gerçeği söyle!"&lt;br /&gt;LALE Aşkı ifade eder.&lt;br /&gt;LALE (KIRMIZI) "Aşkımı itiraf etmek istiyorum!"&lt;br /&gt;LALE (ALACALI) "Gözlerin çok güzel."&lt;br /&gt;LALE (SARI) Umutsuz aşkı ifade eder.&lt;br /&gt;LEYLAK (MOR) "Sana ilk görüşte aşık oldum!"&lt;br /&gt;LEYLAK (BEYAZ) "Hoş ve namuslu birisin."&lt;br /&gt;MENEKŞE Alçakgönüllüğü ifade eder.&lt;br /&gt;MENEKŞE (MAVİ) "Sana sadık kalacağım."&lt;br /&gt;MENEKŞE (MOR) "Düşüncelerimi zaptettin!"&lt;br /&gt;MELEKOTU "İlham kaynağımsın."&lt;br /&gt;MERSİNAĞACI "Çok mutluyum, çünkü seni seviyorum!"&lt;br /&gt;MİMOZA "Fazla alıngansın!"&lt;br /&gt;NANE "Sana karşı içimde sıcak hisler besliyorum."&lt;br /&gt;NERGİS "Saygılarımla..."&lt;br /&gt;ORKİDE "Aşkım, sen çok güzelsin, sen çok özelsin!"&lt;br /&gt;ÖKSEKOTU "Sorunların üstesinden geleceğim."&lt;br /&gt;PAPATYA Temiz bir kalbin simgesi.&lt;br /&gt;PAPATYA (BAHÇE) "Fikirlerini paylaşıyorum."&lt;br /&gt;PELESENK Sabırsızlık; "Aşkım, daha fazla bekletme!"&lt;br /&gt;PETUNYA "Umudunu yitirme!" &lt;span style="font-size:78%;"&gt;netten&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;PORTAKAL Karşılıklı aşk; "Ben de seni seviyorum."&lt;br /&gt;REZENE Övgüye değer.&lt;br /&gt;SARDUNYA "İçin rahat olsun, her zaman yanındayım!"&lt;br /&gt;SARMAŞIK "Aşkıma sadığım!"&lt;br /&gt;SEDİR YAPRAĞI "Senin için yaşıyorum."&lt;br /&gt;SÜSEN ÇİÇEĞİ "Sana bir haberim var!"&lt;br /&gt;SÜSEN ÇİÇEĞİ (SARI) İhtiraslı bir aşk.&lt;br /&gt;YASEMİN "Güzel ve çekicisin."&lt;br /&gt;YENİBAHAR "Acını paylaşıyorum."&lt;br /&gt;ZAMBAK (SARI) "Seni neşeli ve nazik (çekici) buluyorum!"&lt;br /&gt;ZEYTİN "Barışalım!" &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8934007187487192352-1392724876399246820?l=kulubcml.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kulubcml.blogspot.com/feeds/1392724876399246820/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8934007187487192352&amp;postID=1392724876399246820' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/1392724876399246820'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/1392724876399246820'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kulubcml.blogspot.com/2008/12/ieklerin-dili_24.html' title='çiçeklerin dili'/><author><name>lale</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16755513744704125596</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SfR1iH_2I-I/AAAAAAAAAY4/M-R-efb8n7M/S220/7479686_lg%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8934007187487192352.post-4018745476005171237</id><published>2008-11-27T13:59:00.000-08:00</published><updated>2008-11-27T14:06:18.618-08:00</updated><title type='text'>YANLIŞLAR VE DOĞRULAR</title><content type='html'>Güzellik sırları olarak adlandırdığımız önerileri, ne kadar yararlı olduğunu ya da bize ne kadar zarar verdiğini bilmeden uyguluyoruz.  Ama, gerçekleri öğrenmenin zamanı geldi&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Saçları günde 100 kez taramak, onları daha sağlıklı ve parlak yapar :Yanlış&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Saçlarınız, düzenli tarandıklarında daha sağlıklı olacaklar diye bir kural yok. Üstelik, düşük kaliteli fırçalar saç uçlarının kırılmasına yol açabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Öneri&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Saçlarınızı taradıktan sonra parmak uçlarınızla saç derinize masaj yaparsanız, bu şekilde kan dolaşımınız hızlanacak ve saç kökleriniz daha çok beslenecektir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Karbonat, dişleri beyazlatır: Doğru&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Karbonat, bize ışıltılı dişler sağlar. Bunun için, diş fırçasına biraz karbonat döküp dişlerinizi 2-3 dakika fırçalayın, sonra ağzınızı suyla iyice çalkalayın.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Öneri&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Dişleri karbonatla sık sık fırçalamak, dişin en üst tabakası olan minesini incelteceğinden, bu işlemi haftada bir kez yapmak yeterlidir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Çay, gözdeki şişkinlikleri hemen indirir: Doğru&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Yorgun gözlerinize uygulayacağınız rahatlatıcı bir çay kompresi, kendinizi harika hissetmenizi sağlar. Çünkü, çayın dinlendirici ve şişkinlik giderici etkisi var.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Öneri&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;İki tane çay poşetinin üzerine sıcak su dökün ve biraz demlenmesini bekleyin. Soğuduktan sonra, gözlerinizin üstüne koyup beş dakika bekleyin.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Limon suyu saçın rengini açar: Doğru&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Doğal kumral olan saçlarınızın rengini, limon ve güneş ışınlarıyla daha da sarartabilirsiniz. Limon suyunu, üçte bir oranında normal suyla seyreltip saçınıza sürün ve güneş altında bir saat bekleyin.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Öneri&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Bu işlem sadece doğal sarışınlarda ve kumrallarda işe yarar. Öte yandan, bu işlemi çok sık yapmamalısınız. Çünkü, limonun içeriğindeki asit, saçınızın tel tel olmasına ve mat görünmesine yol açabilir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Vücudumuzdaki tüylerin jiletle alınması, onların daha gür çıkmalarına neden olur: Yanlış&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Tıraş edilmiş tüyler, kimi zaman ele daha gürmüş gibi gelir. Ama bunun nedeni, jiletle kesilmiş tüylerin uçlarının, jiletle kesilmemiş tüylerdeki gibi sivri değil de küt olmasıdır. Tüyler bir süre uzadıktan sonra, bu sertlik de ortadan kalkar.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Öneri&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Tüylerinizi jiletle aldıktan sonra, o bölgeye nemlendirici bir krem sürerseniz, cildinizin kurumasını ve kaşınmasını önlemiş olursunuz.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Diş macunu, uçuk ve sivilcelere iyi gelir: Yanlış&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Diş macununun sivilceyi iyileştirdiği söylenir. Ama, macunun kurutucu özelliği olmasına rağmen, içerdiği flor cildi tahriş edebilir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Öneri&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Uçuklar ve sivilceler için, bu konuda özel olarak geliştirilmiş ürünleri tercih etmelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Havuç yemek, cildi güneş yanığına karşı korur: Yanlış&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Havuç yiyerek güneşin zararlı ışınlarından korunmamız mümkün değil. Güneşten zarar görmemek için, güneş ışınlarından ölçülü yararlanmalı ve yüksek koruma faktörlü güneş yağları kullanmalıyız.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Öneri&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Havuç tek başına yeterli olmasa da, güneş kremiyle birlikte kullanıldığında harikalar yaratır. Çünkü, havuçtaki ‘beta-karoten, bronzlaşmayı hızlandırır.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Dudak bakım kremleri bağımlılık yapar: Yanlış&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Dudak bakım kremlerine karşı bir bağımlılık gelişmez. Dudakların hassas derisinin kendi başına yağ üretme yeteneği yoktur. Dolayısıyla, düzenli olarak dudak bakım kremi kullanmanızda hiçbir sakınca yok.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Öneri&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Güneşli havalarda, koruma faktörlü dudak bakım kremlerinden birini tercih edin ki, dudağınız zararlı ışınlara karşı da korunsun.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Selülite karşı kahve için: Doğru&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kahve, iki tarafı keskin bir bıçağa benzer: fazla içtiğiniz takdirde, cildinizin portakal kabuğu görünümü artabilir. Öte yandan, selülit önleyici kremlerin pek çoğunda bulunan kafein, zehirli maddeleri vücudumuzun problemli alanlarından atar ve bu can sıkıcı görünümden de kurtulmamızı sağlar.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Öneri&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kahve keyfiniz, günde iki fincanı aşmamalı. Uzmanlar, fazlasının selülite neden olabileceğini söylüyorlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8934007187487192352-4018745476005171237?l=kulubcml.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kulubcml.blogspot.com/feeds/4018745476005171237/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8934007187487192352&amp;postID=4018745476005171237' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/4018745476005171237'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8934007187487192352/posts/default/4018745476005171237'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kulubcml.blogspot.com/2008/11/yanlilar-ve-dorular.html' title='YANLIŞLAR VE DOĞRULAR'/><author><name>lale</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16755513744704125596</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_GcFOP-Ns8lI/SfR1iH_2I-I/AAAAAAAAAY4/M-R-efb8n7M/S220/7479686_lg%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry></feed>
